11 Eylül Sonrası

11 Eylül Saldırıları’nın Ardından Amerika’da Filistinlilere Yönelik İnsan Hakları İhlalleri
11 Eylül saldırılarının ardından oluşan „anti-terörizm“ atmosferinde potansiyel terörist olarak algılanan Arap ve Müslümanlar aleyhinde yapılan propaganda başarıya ulaşmış gibi gözükmektedir. Taliban, Bin Ladin, El Kaide, Vahhabi gibi terimlerin ve isimlerin bugün insanların zihinlerine olumsuz birer imge olarak kazınmış olması bu başarının en büyük göstergesidir.İsrail, 11 Eylül sonrası oluşan yeni atmosferi değerlendirmede gecikmemiştir. Saldırıların „masum hedefi“ olan ABD üzerinden planlarına start veren İsrail istihbarat örgütü adeta ABD’de hiçbir Arap ve Müslüman bırakmamak üzere harekete geçmiştir. İlk olarak, ABD’deki, Filistin direnişine maddi ve manevi destek veren, STK’lar içindeki Filistinli Araplar takibe alınıp teröre destekle suçlanarak faaliyetleri durdurulmuş ve mal varlıklarına el konulmuştur. Ardından da geçmişte İsrail’e karşı herhangi bir eylemde bulunan Filistinlileri yakalayıp cezalandırmak üzere Amerikan emniyet güçleri MOSSAD’ın bütün bilgilerini değerlendirmeye almış ve Filistinlilere karşı harekete geçmiştir. Filistinlilere ait bütün STK’lar kapatılmış, aktif çalışan ve İntifada ile gönül bağı bulunan çok sayıda Filistinli ya yakalanmış ya da sınır dışı edilmiştir. Florida Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Sami Aryan bu örneklerden biridir. Sami Aryan, 20 yıl önce yaptığı bir konuşmada İsrail’e hakaret ettiği için görevinden alınarak tutuklanmış ve Federal yetkililer tarafından gerekli araştırma belgelerinin tamamlanması için 2005 yılına kadar mahkemeye çıkarılmayacağı ve tutukluluk halinin devam edeceği ifade edilmiştir.Sonuç olarak, İsrail ile Filistinliler arasındaki çatışmalar, İsrail’in iddia ettiği gibi iki eşit siyasi taraf arasında gerçekleşen bir savaş olarak değerlendirilemez, tam aksine taraflar arasındaki güç asimetrisi çok büyüktür ve bir taraf ağır silahlarla direnişi kırmaya çalışan bir güç iken, diğer taraf sivil insanların oluşturduğu bir direniş hareketidir. İsrail ekonomik ambargo, ablukalar, dolaşım sınırlamaları dahil olmak üzere tüm psikolojik ve teknik araçlarını kullanarak bir savaş yürütmektedir. Bununla birlikte II. İntifada ile Filistin direnişine Arap kökenli İsrail vatandaşlarının destek vermesi İsrail’i korkutan bir olgudur. Nitekim Aksa İntifadası olarak da bilinen II. İntifada, ilk İntifada’ya göre çok daha canlıdır. II. İntifada genci, yaşlısı, Hıristiyan’ı, Müslüman’ı ile tüm Filistin halkını ve tüm direniş örgütlerini bir araya getirmiştir.

 

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: