Filistin Halkı umutlu

 

Bundan birkaç ay önce bir sabah, Muhammed Ebu Ude’yle birlikte kuzeydeki Beyt Hanun kasabasının kıyısında oturup, neredeyse evinin kapısına dek gelen kum tepelerini izlemiştik.

Birkaç palmiye ağacının arasından, İsrail toprakları görünüyordu.

İsrail ordusu Gazze’nin bu köşesine defalarca baskın yapmış, Muhammed’in evine daha geçenlerde top mermileri isabet etmişti. Terasının yarısı moloz yığınıydı.

Beraber çay içtik. 50’li yaşlarda bir tarım işçisi olan Muhammed, onları bekleyen tehlikelerden söz etti.

Uzun beyaz entarisi, kır saçlarıyla saygı uyandıran bir aile babasıydı. İmkanlarının, çocuklarını daha güvenli bir yere götürmeye elvermediğini anlattı.

Ordunun bundan sonra yapacağı saldırılara da sakince göğüs germeye hazırlanıyordu. Burası onun eviydi; terk etmeyecekti.

Sohbet ettiğimiz o yaz sabahından kısa süre sonra fırtına yeniden başladı ve Muhammed Ebu Ude, öldürüldü.

Ailesi İsrail askerlerinin onu evinin kapısında vurduğunu söylüyor. Hemen yanıbaşlarındaki oğlunun evine füze isabet edince, birşey oldu mu diye dışarı fırlamış. Muhammed’in 15 yaşındaki kızı da arkasından koşmuş. Genç kız, bedeninde sekiz kurşunla kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmiş.

Muhammed’in karısı ailelerinin militanlarla alakası olmadığını söylüyor. Tek suçları, bu çatışmada bir cephe sayılabilecek bir kenar mahallede yaşamak.

İsrail, Gazze Şeridi’nde beş ay boyunca sürdürdüğü baskınların amacının orada yaşayan çok sayıda militanı vurmak olduğunu söylüyor.

Ben bu militanları, mülteci kamplarının dar sokaklarında askerler tarafından kovalandıkları gergin ve tehlikeli günlerde tanıdım.

Çoğu 1948 Savaşı’nda, şimdi İsrail’e ait olan yerlerdeki evlerini kaybeden ailelerin çocukları. İsrail’in, Filistin toprakları üzerine kurulduğuna inanıyorlar.
Sonuna kadar savaşmaya hazırlar ve gelecek kuşakların (Allah’ın izniyle) İsrail’i söküp atacağından eminler. İsrail kasabalarına, kentlerine her gün füzeler yağdırıyorlar. Bunlar ev yapımı, kaba saba füzeler; pek kimseyi öldürebildikleri söylenemez. Ama amaçları, öldürmek.

Füzelerinin sivillere isabet etmesi onlar için fark etmiyor. Hatta geçen ay 50’li yaşlardaki İsrailli bir kadın öldürüldüğünde, Hamas’la İslami Cihad eylemi üstlenebilmek için kavgaya tutuştu.

Militanlar eşit olmayan taraflar arasında yürütülen bu savaşta, kendi füzelerinin İsrail ordusunun saldırılarına misilleme olduğunu söylüyor.

Son beş ayda, beş İsrailli öldürüldü.

Aynı dönemde yaklaşık 400 Filistinli öldürüldü. Bunlardan çoğu sivildi.

O günlerde buradaki tarlalarda akıl almaz kovalamacalar yaşandı: Bir yanda taş atan Filistinli gençler ve tüfekli büyükleri, öte yanda tanklar…

Her gün cenazeler kalktı. Her cenazede öfke ve kahır fırtınaları yaşandı.

Ama şimdi hepsi birdenbire durdu. Ateşkesle birlikte Gazze’yi muhteşem bir sessizlik kapladı.

Ateşkesin ilk günü, Beyt Hanun’a döndüm. Kasaba büyük darbe almıştı. Hamad Sokağı’nda, plastik bir sandalyede oturan Muhammed Adwan adında bir adamla tanıştım.

Karısı ve çocuklarıyla sohbet ediyor, bu beklenmedik huzurun tadını çıkarıyordu.
Arkalarındaki duvarda Muhammed’in erkek kardeşinin bir fotoğrafı asılıydı.

Üç hafta önce yine Hamad Sokağı’nda, İsrail topçusunun ateşiyle ölmüş. Mermiler yağarken, komşularını kurtarmaya çalışıyormuş.

Sonradan ordunun da bir hata olduğunu kabul ettiği bu saldırıda neredeyse 20 kişi öldü. Hepsi sivildi.

Muhammed Adwan, herşeyi basit bir cümleyle açıklıyor: “Bizim çocuklar korkuyor, onların çocukları korkuyor. Barış içinde yaşasak daha iyi olur.”

Ama birkaç ev aşağıda, Abdülhadi adında yaşlı bir adam, silahların susmasının yetmediğini söylüyor.

Bir yandan kümesteki tavuklarına bakarken, bir yandan da barışın adil olması gerektiğini anlatıyor.

Filistin topraklarındaki İsrail işgalinin bitmesini, İsrail’le yanyana yaşayacak bir Filistin devletinin kurulmasını istiyor.

“Her iki ulusun da” diyor, “hakları olmalı.”

Buradaki insanlar, Orta Doğu siyasetinin gel-gitlerini çok iyi biliyor.

Huzurun süreceğine pek ihtimal vermiyorlar.

Ama yine de şu günlerde Gazze semalarında alışılmadık bir koku var: Çok zayıf bir umut kokusu.

BBC – TevhidHaber

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: