İsrail Haritadan Silinmelidir

Hayatın oyun ve eğlence davetini ellerinin tersiyle iterek Kudüs aşkı ile Kudüs Yolu’nu kuran kardeşlerimiz sitenin sloganı olarak bir cümleyi belirtmişler : “Özgür bir Kudüs israilsiz bir dünya”

Ana söylem bu olmasına rağmen, sitenin içerisindeki köşe yazılarında, bu hedefle bağdaşmayan makalelere rastlamak okuyucu açısından tuhaf görülebilir.

Arzu ERDOĞRAL’ın son makalesini okuduğumda böyle bir çelişkiyi fark ettim. Önce makaleye yorum yazmakla işe başladım, ama yazdıklarım o kadar çok uzadı ki bir yorum olma özelliğini kaybetti. Bende, hem bu yazı ile ilgili düşüncelerimi söylemeyi, hem de bu vesile ile bildiğimiz bir hakikati sizlerle paylaşmanın uygun olacağını düşündüm.

Evet sondan başlayalım, diyor ki yazar : “Evet,gerçekten ABD ve İsrail Medeniyetler İttifakı Projesi’nde yer alan rapora uymuş olsa eyvallah der arkanızdan koşa koşa geliriz. Yok ama bu adamlar asla bu raporu ciddiye almazlar ve iğrenç politikalarından geri adım atmazlar.”

Bu nasıl bir rapor ki ABD ve israil uysa peşinden koşulacakmış şaşırdım. Üstte yazının girişinde rapordan alıntılar yapılmış. İşte rapordan yapılan alıntı:

“Bu yönde kaydedilecek ilerlemenin ancak Filistinlilerin ve Yahudilerin ulusal emellerinin meşruiyetinin tanınması, barış ve güvenlik içerisinde bir arada yaşayacak iki tamamen egemen ve bağımsız devletin tesis edilmesiyle mümkün olacaktır.”

Bölgede sanki bir savaş varmış gibi (soykırım var) ortamın sulh bulabilmesi için, öpüşüp bu toprak senin şu toprak benim diyerek bölüşerek yaşayıp gideceğiz öyle mi ?

Yani israilin bir “ur” gibi bölgeye yerleştirilmesini unutacağız, gerçekleştirdiği işgali içimize sindireceğiz, “zorbalıklarla, büyük göçlerle geldin buralara neyse artık sende bir devlet ol, bizde” diyerek kardeş kardeş geçineceğiz öyle mi?

Yazar, hanım olması sebebiyle belki duygusal yaklaşıyor meseleye ama kimin toprağını kime veriyorsun demezler mi bu rapora uyulursa… Şehit Şikaki’nin, Yahya Ayyaş’ın, Ahmed Yasin’in, Rantisi’nin ve tüm şehidlerin kemikleri sızlamaz mı?

Filistin halkının toprağını işgal eden, çocuk, kadın,genç demeden katleden bu canilerin, devlet kurabilmesini onaylama veya ilan etmişlerse tanıma cesaretini nereden buluyorsun demezler mi ?

Ayrıca, bahsedilen herhangi bir yer, herhangi bir belde de değil. Allah(c.c.)’ın çevresini mübarek kıldığı topraklar. Bu topraklarda necis olan müşriklerin denetiminde bir devlet kurulabileceği uzlaşmasına, yani israil ve Filistin adında iki devletli çözüme, yazarın dediği gibi eyvallah diyerek koşa koşa gitmek, kanını ve canını bu davaya adamış şehitlerimize ihanet olmaz mı?

Ben bu soruların cevaplarını siz okurlara bırakıyor, tüm bu yaşananların, sadece masum bir toprak kavgasından, raporda belirtilen ulusal emellerden öte, batıl bir ülkünün yani siyonist emellerin gerçekleşmesi için planlandığını hatırlatmak istiyorum. Bu rapor Filistin davasını sadece ulusal bir mücadele olarak sınırlamakta, ümmeti ilgilendiren ibadi bir görev olduğu gerçeğini göz ardı etmektedir. Ayrıca, “Filistin ve yahudi ulusal emellerinin meşruiyetinin tanınması” cümlesi ile, o topraklarda İsrail devletinin varlığının tanınması ve devamiyeti kabul edilmektedir.

Kudüs’ün özgürlüğü mücadelemizin, israil haritadan silininceye kadar devam edeceği unutulmamalıdır. Oysa ki yazının yayınlandığı sitenin altında kocaman bir şekilde bu yazıyor; ama ben gene de hatırlatayım: “Özgür bir Kudüs israilsiz bir dünya”

Bir diğer husus da şu; yazar içerisinde yer aldığı resmi ideolojiyi benimsemiş olmalı ki yazının sonunda şöyle yazmış: “……..nasıl olurda bizde  İsrail büyükelçimizi geri çağırma fikrini desteklemeyelim.”

Siz israil büyükelçinizi çeker misiniz, çekmez misiniz ben onu bilmem, ama şunu iyi biliyorum ki mücahidler israli yıktığında içerisinde bulunanlar ayrışma fırsatı bulamayacaklar, küçük, büyük hangi türden elçi olursa olsun o enkazın altında kalabilir.

Hz. Ömer(r.a.) ve Selahattin tarafından fethedilmiş, Sultan Abdülhamit’in bir karış toprağını bile satmayı reddettiği Kudüs’te, israilin gasp ederek kurduğu devleti ilk tanıyan ülkelerden olma onursuzluğu halen  kötü bir damga olarak taşınmaktadır. Ayrıca mevcut rejimin, orada diplomatik ilişki için elçi bulundurmasının, Filistine ve Mescidi Aksa’ya büyük bir ihanet olduğu ve bu lekenin kolay kolay temizlenemeyeceği adil vicdanlarca malumdur.

Uluslar arası komedya sahnesinde göstermelik hamleleri seyre dalıp, asıl yapılması gerekenleri ihmal etmek fikir, eylem ve zaman israfıdır.

Not: Ayrıca Filistin için AKP den umutla çözüm yolu bekleyen Arzu hanıma, lideri Halid Meşal’le yanyana gelmekten kaçınan, MEŞAL’le basın açıklamasının yapıldığı AKP genel merkezinde ki parti logosunu (ampulleri) beyaz örtüler ile kapatacak kadar ürkek olan bir hareketten çok şey beklememesini tavsiye ederim. 

Hamza Er
Kavkaz Center

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: