Halid Meşal’in Kaleminden Şeyh Ahmed Yasin Ve Rantisi

30 Temmuz 2006
İki Büyük Şehidin Aziz Hatırasına

Adımın, ümmetin şehidi büyük komutan merhum Şeyh Ahmet yasin ile 1997 deki bana düzenlenen başarısız suikast girişiminde beraber anılması benim için ne büyük gurur ve şereftir. Netenyahu ve Yatum suikast istemişti ancak Allah (cc) bunu büyük bir başarısızlık, hızlı bir serbest bırakılma’ ya inkilap ettirdi ki düşmanın zararı katlansın ve davamızın kazanımları çoğalsın.

Ammandaki El- Huseyniye şehri bu iki adamın buluşma noktasıydı. Birincisi hapis cezası almış ikincisi idama mahkumdu. Ancak Allah bir mucize takdir etti. Bu ikisinin de kahraman ve izzet içinde hayata devam etmelerini, mossadın adamlarını rezil etti, efsanevi (!) itibarlarını paramparça etti.

Ölüm ile hapis arasında dönüp duran hayat durağında ve sonraki Allah’a yolculuk durağında Şeyh ile ilişkimizi kuvvetlendiren bir sonraki buluşma bir yıl sonra 1998 ‘deydi. Mübarek hac vazifesini kutsal topraklarda ifa etmekteyken Arafat meydanında gerçekleşti.

Filistinin Şahini, parlak kahramanı, Şehid komutan Dr. Rantisiyle ise ilk karşılaşmamış sürgüne gönderildiğimiz, meydan okumanın, direnişin, vatan topraklarında özgürce yaşama ısrarının efsaneleştiği “merc zahur” da oldu. Bu iki büyük insanla karşılaşmamız hep böyle olağandışı şartlarda, zorlu imtihanların gölgesinde gerçekleşse de, bu sayede Rabbim bu zorlu imtihanları nimete çevirdi. Bütün hamd, lütuf O’na aittir.

Bundan sonra da bu büyük insan ve eşsiz komutanla sürekli irtibatımız devam etti. Evet sadece telefon aracılığı ile bir irtibat, görüntü ve görüşme olmadan ama kardeşliğin sıcaklığı ve maneviyatın gölgesinde. Bu görüşmelerin ana teması davamızın ve halkımızın sıkıntıları, siyasi durumlardı. Ama yine de latife ve sevgi doluydu. Dürüstçe görüşler, benzer duygular içinde sanki ruhlarımız görüşüyor, cesetlerimiz kucaklaşıyor ellerimiz musafaha ediyor gibiydik.

Zorunlu coğrafi ve güvenlik şartları tek önderlik çerçevesinde aramızda kolayca anlaşmamız için bize fırsat tanımamıştı. Önderlik konusunda herkes için Şehid Şeyhin müstesna bir yeri vardı. Birkaç telefon görüşmesi zorlu şartlar altında yüz yüze görüşmekten daha etkili olmuştu. Bazıları yüzyüze görüşme şansına sahip oldular ama bu telefon görüşmelerinin bize kazandırdığı birlik ve uyumu gerçekleştiremediler.

Bu görüşmelerin ve lezzetinin devamını umuyordum. O lezzet ki tüm aileme ilginç bir şekilde sirayet etmişti. Çocuklarıma kızlarıma anneme ve babama. Sanki bu sevgi hisleri ve sıcak duygular ile tek bir aileymişiz gibiydi. Hatta şeyh veya doktoru (rabbim ikisine rahmet etsin) aradığım anlarda onların yüzüne öyle bir sevinç yayılıyordu ki…

Ancak Allahın sadece Allahın hikmetini bildiği takdiri galip geldi ve bu iki büyük insan hızlı bir şekilde arka arkaya vefat etmesi insanı çok sarsıyor nefesleri kesiyor.

Zorlu, arka arkaya gerçekleşen bu ahirete irtihallerin anılarını yaşarken, işte bu duygular kalbime aklıma ve vicdanıma doluşuyor. Ve ben bu kelimeleri yazarken kalemimden mürekkep değil kalbimden kan damlıyor kelimelerime diye hissediyorum.

Yaramızı sıvayan, sıkıntılarımızı hafifleten, kalbimize huzur veren iki nokta var. Birincisi ; şüphesiz ki biz Allah ile irtibat muamele halindeyiz ve O her şeyden münezzeh yüce ve büyüktür. Affedici merhametlidir. İstediğini yapıcı, kullarının üzerinde gözeticidir. Kendi nefsine merhameti yazmıştır. Ve merhameti her şeyi kuşatımıştır. Bizim işimiz daima Allah iledir. Zolukta ve kolaylıkta. Biz onun kullarıyız . İşin varacağı yer O’dur. Ve hoşnutluk O’nun rızasındadır. İtimatta Onun hükümlerindedir. Tüm hazırlık O’nunla buluşmak içindir köklü imanın, kesintisiz şükrün, tükenmeyen güzel sabrın gölgesinde ..

İkinci olarak ; şüphesiz ki Hamas Hareketi hala verdiği söz üzerinedir. Bilakis güçlenmiş ve ilerlemiş, halkının ve ümmetin daha fazla destek ve sevgisini kazanmıştır. Nasıl böyle olmasın ki. İki büyük şehidin kanları tohumları sulamış, dalları kuvvetlendirmiş, meyveleri olgunlaştırmıştır.

Evet! ahirete gidişleri hareketimiz, davamız, ümmet ve insanlık için büyük bir kayıptır. Ancak onlar şehadet şerefi ve karşılığı ile dünya ve ahirette kazananlar olmuşlardır Allahın izniyle. Onlarla birlikte Hamas da kazandı. Bu iki şehidin ortaya çıkardığı direniş projesi kazandı. Hakk ve sebat prensipleri, kahramanlık ve yiğitlik ilkeleri de kazandı.
Ve işte Siyonist düşman nasılda Gazze şeridinden yenilmiş ve zelil olarak kaçmanın hesabını yapıyorlar. Ve yine ilişkileri bozmak, nifak tuzakları planlamaktalar aynı zamanda.

Ve çok yakında Allahın izniyle işgalciler Gazzeden ayrılacaklar. Çok geçmeyecek tüm Filistin topraklarından da defolup gidecekler. Peygamberler beşiği, isra ve miraç mekanı, mübarek kutsal topraklarımızda işgalcilerin yeri yoktur.
İşgalcilerin her ayrılışında Filistin çocuklarının çocukları bu iki büyük şehidi Rantisi ve Yasini, zaferin simgeleri, en parlak kurucuları olarak anacaklardır. Onlar halkları Allah’ın izniyle özgürlüğe ve zafere ulaşsınlar diye şehadete koşmuşlardır.

Bu sevgili şehidlerimize Allah rahmet eylesin. Ve en hayırlı mükafatları onlara ihsan etsin. Ve ben rabbimden şehadet mührü ile hayat yolculuğunda suikast ve hapishane durakları arasında nasıl buluşturduysa asıl diyarımızda da buluşturmasını diliyorum. Allahumme amin…

Halid Meşal
9 Safer 1426
19.03.2005

Çeviri : Abdullah Bayrak


Kaynak : Kudüs Yolu

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: