İsrail ateşkes sonrasında büyük bunalımlara gebe

İsrail’de hükümet çevreleri 1701 sayılı kararı biz zafer olarak göstermeye çalışırken, İsrail’deki birçok kesim savaşta başarı elde edilmediğini ve 1701 sayılı kararın da İsrail’in aleyhine sonuç verecek bir karar olduğunu savunuyor.

 

Farklı etnik ve mezhebi kesimlerden oluşan bir toplumsal yapıya sahip olmasına rağmen Lübnan, siyasi açıdan birlik ve beraberlik içinde bir yapı arz ederken, İsrail içinde yaşanmaya başlanan tartışmalar, barışın sağlanmasıyla birlikte bu ülkede ciddi iç bunalımlara sebep olacak gibi gözüküyor.

İsrail basınına yansıyan haberler, İsrail’de hükümet dışındaki siyasi çevrelerin ülkelerinin bu savaştan zaferle çıkmadığı konusunda ortak bir görüşe sahip olduğunu ortaya koyuyor.

 

Nahum Barnabi, Yoel Marcus ve Akifa Aldar gibi siyasi analistler, bu savaşın İsrail’e yenilgi getireceğini belirterek, İsrail’in 1701’le elde ettiklerinin de bir zafer olmadığını ifade ediyorlar.

 

İsrail’deki birçok siyasi gözlemci, Hizbullah’ın savaştan sonra mültecilerle birlikte bölgeye tekrar döneceğine inanırken, İsrail askeri istihbaratı eski başkanı General Amos Malka, “Hizbullah bundan sonra güney Lübnan’daki yöntemini değiştirebilir, daha gizli hareket ederek gizli ve pasif hücreler oluşturarak gerekli gördüğü anlarda bunları sahneye sürebilir” diye belirtiyor.

 

İsrailli bazı askeri çevrelere göre ise Hizbullah bundan sonra bazı silahlı gruplar kurarak İsrail’e karşı operasyonlar yaptırabilir ve bunların yaptığı operasyonların da sorumluluğunu üstlenmeyebilir.

 

Kimi İsraillilere göre Lübnan’ın güney sınırına Lübnan ordusunun ve çok uluslu gücün yerleştirilmesinin sakıncaları bulunuyor. Onlara göre Hizbullah’ın İsrail kentlerini füzelerle vurması durumunda sınırdaki bu güç İsrail’in yapacağı karşı operasyonlara engel olacaktır.

 

Lübnan’ın güneyine Lübnan ordusunun yerleştirilmesinin çözüm olmayacağına inananlara göre Hizbullah’ın şu an İsrail kentlerini döven füzeleri, Litani Nehri’nin ötesinden de İsrail kentlerini hedef alabilir.

 

İsrailli kimi siyasi analistlere göre 1701 sayılı karar, Hizbullah’ın faaliyetlerini sınırlayan herhangi bir madde öngörmüyor. Onlara göre, Hizbullah’ın Litani Nehri’nin güneyinden İsrail sınırına kadar olan bölgedeki faaliyetlerinin engellenmesi, Hizbullah füzelerinin İsrail kentlerine yönelik tehdidini ortadan kaldırmıyor.

 

İsrailli esirlerin serbest bırakılmasına ilişkin maddelerin de kararın uygulama maddeleri arasında değil giriş maddeleri arasında yer aldığını belirten İsrailli analizciler, kararın bu konuda herhangi bir mekanizma öngörmemesinden dolayı Lübnan’ın ve Hizbullah’ın esir değişimi konusunda mekanizma belirleme konusunda inisiyatif alacağını ifade ediyor.

 

Siyasi gözlemciler şu an savaşın sonuçlarıyla ilgili sadece gazetelerde dillendirilen eleştirilerin ateşkesin yürürlüğe girmesinden sonra Olmert kabinesini sarsacak düzeyde artabileceğini ve İsrail’de büyük iç bunalımlara sebep olabileceğini belirtiyorlar.

Kaynak ; SaafOnline 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: