İslam alimlerinden bildiri

Muhtelif Arap ve İslam ülkelerinden 170 civarında Müslüman alim ve entelektüel, İsrail saldırılarına karşı Lübnan ve Filistin’in yanında olduklarını beyan eden bir bildiri yayınladı.

Müslüman düşünürler bildirilerinde tüm İslam ve Arap ülkelerini Siyonist rejim ile olan her türlü siyasi ve ekonomik ilişkilerini kesmeye ve barış aldatmacasından vazgeçmeye çağırdı.

Bildirinin tam metni aşağıda olduğu gibidir:

Bismillahirrahmanirrahim

Allah’a hamd, gönderilmişlerin en hayırlısına salat ve selam olsun. Düşmanlık ancak zalimler, güzel akıbet ise ancak muttakiler içindir.

Biz aşağıda ismi geçen İslam Ümmetinin alim, davetçi, düşünür, siyasetçi ve aydınları olarak Lübnan ve Filistin’de yaşanan olaylarla ilgili olarak sorumluluğumuzun bir gereği ve tarihe tanıklık etme adına şu bildiriyi sunuyoruz:

Bizler öncelikle Arap ve İslam halklarımıza, çeşitli cemiyet ve kuruluşlarımıza sonra Arap ve İslam ülkelerinin yöneticilerine, özgür ülke halklarına ve yöneticilerine en son olarak da birtakım şeytani emeller uğruna dünyayı yakıp yıkmaktan çekinmeyen İsrail ve Amerika ile onların işbirlikçilerine ve uşaklarına sesleniyoruz:

1-Bizler, haksız saldırı ve işgale karşı direnen Lübnan ve Filistin halkına tam ve mutlak desteğimizi ilan ediyor ve tüm Müslüman halkalarını Lübnan ve Filistinli kardeşlerimizin yanında olmaya, mümkün olan tüm yolları kullanarak maddi ve manevi olarak onlara yardım etmeye, destek vermeye ve bu konuda dini ölçüleri yerine getirmeye çağırıyoruz.

Şu an zulmün, katliamın, sürgün ve kuşatmanın en merhametsiz türlerine maruz kalan Filistin ve Lübnan halkalarına yardım etmek en öncelikli bir farizadır. Her iki halk da bu kahramanca direnişiyle aslında dinin ve ümmetin mukaddesatını, kişilik ve kimliği ile yakın ve çıkarlarını savunmaktadır.

Bizler Filistin ve Lübnanlı kardeşlerimizi selamlıyor, onlara düşman karşısında sabır, sebat ve zafer diliyoruz. Cenabı Hakkın şu kavlini hatırlatıyoruz:

“Kendileriyle savaşılanlara, zulme uğramış olmaları sebebiyle, savaş izni verildi. Şüphesiz ki Allah, onlara yardıma mutlak suretle kadirdir.” (Hacc, 39).

“O (düşman) topluluğu takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız onlar da, sizin çektiğiniz gibi acı çekmektedirler. Üstelik siz Allah’tan, onların ümit etmedikleri şeyleri umuyorsunuz. Allah ilim ve hikmet sahibidir.” (Nisa, 104).

Ve : “Onlarla savaşın ki, Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın; onları rezil etsin; sizi onlara galip kılsın ve mümin toplumun kalplerini ferahlatsın.” (Tevbe, 14)

2- Bizler ümmetin tüm kesimlerini, hiçbir istisna yapmaksızın kendisini yok etmek isteyen düşmana karşı gayretlerini birleştirmeye, saflarını sıklaştırmaya, ihtilaf ve çekişmeleri bırakmaya çağırıyoruz. Şu an düşman mezhep ve meşrebine bakmaksızın ümmet olarak hepimizi hedef almış durumdadır. Irak topraklarında yaşanan kör mezhep çatışmalarını başka alanlara taşımak caiz değildir. Doğru olan fitneyi çıkış mahalline hapsetmek ve orada yok etmektir. Halk ve idareciler nezdinde biriliği sağlamak zorundayız. Olayların vahametini kavramalı ve bilinçli olmalıyız. Meşru tüm vasıtaları kullanarak ümmetin değişik taife ve kesimleri arasındaki ayrılıkları gidermeye çalışmalıyız.

Yüce dinimiz ve ali çıkarlarımız bize düşmanla çarpışma anında gücümüzü kıracak, düşmanın işini kolaylaştıracak, durumu aleyhimize çevirecek her tür tefrikayı yasaklamaktadır.

“Hakikaten bu, bir tek ümmet olarak sizin ümmetinizdir. Ben de sizin Rabbinizim. Öyle ise bana kulluk edin.” (Enbiya ,92)

“Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir duvar gibi saf bağlayarak savaşanları sever.” (Saf,4).

“Allah ve Rasulüne ittat edin, birbirinizle çekişmeyin. Sonra korkuya kapılırsınız da gücünüz gider. Bir de sabredin. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.” ( Enfal, 46).

3-Arap ve İslam ülkelerinin yöneticilerini halkaları ve gelecekleri konusunda Allah’tan korkmaya, Dinleri ve Rableri ile barışmaya, Allah’tan başka her türlü bağımlılıktan ve tebiyetten kurtulmaya, işgalci düşmana güvenmekten kaçınmaya, düşmanın ve şer güçlerin baskılarına boyun eğmemeye çağırıyoruz:

Hakk Teala şöyle buyurdu: “Allah, yalnız sizinle din uğrunda savaşanları, sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanız için yardım edenleri dost edinmenizi yasaklar. Kim onlarla dost olursa işte zalimler onlardır.” (Mümtehine, 9)

Ey Müslüman ülkelerin liderleri! Ümmetin gücü Rabbine itaatte, dinine bağlılıkta, düşmana karşı birlik olup tek bir beden hissini yaşamaktadır. Haçlı Siyonist tufanın zararlarında ancak Allah’ın ipine sarılarak ve ümmetin birliğini temin ederek korunabiliriz. Bu tufan önlenemez ise zararını hepimiz çekeriz fakat bu durumda hükümetlerin zararı, halkın zararından daha büyük olur.

Ey Müslüman yöneticiler sizleri Allah için uyarıyor ve tarihten ders almaya çağırıyoruz. Yaptıklarınızı ne halk ne de tarih unutmayacaktır. Sizden önceki liderlerden de mi ibret ve ders almazsınız ?!

Bizler sizlerden İsrail ile yaptığınız gizli açık tüm siyasal ve ekonomik ilişkileri kesmenizi ve bizlere ölüm, yıkım, zillet ve tefrikadan başka hiçbir şey getirmeyen ‘Barış Evhamları’ndan vazgeçmenizi istiyoruz.

Aynı şekilde sizleri ulama heyetleri ve fetva komisyonlarının Siyonist oluşumu tanımanın, Filistin topraklarından bir avucunun bile düşmana tesliminin ve düşman İsrail ile ilişkileri normalleştirmenin haram olduğunu bildiren fetvalarına uymaya çağırıyoruz. Biliniz ki gasp/işgal edilen haklarımızı ancak Cihad ve direniş ile elde edebiliriz. Aynı şekilde sizleri diğer ülkeler ve özellikle ABD ve BM ile ilişkilerde başta Filistin davası olmak üzere temel meselelerimizin gerekleri doğrultusunda hareket etmeye davet ediyoruz.

Ayan beyan ortadadır ki, İsrail varlığını ve zulmünü ancak ABD’nin ve onun kontrolündeki BM’nin mutlak desteği ile sürdürmektedir. İsrail’in yaptığı her şeyden aynı şekilde ABD’de sorumludur.

4-Beşer olarak aynı geminin içinde bulunduğumuzun bilinci ile tüm dünya ülkelerini ve halkalarını, İsrail ve ABD’nin bu insanlık dışı saldırılarını kınamaya ve buna karşı durmaya ve tüm beşeriyetin ortak geleceğini, dünya barışını tehdit eden bu saldırıların önlenmesinde bizlere yardımcı olmaya davet ediyoruz. Bu iki devletin yönetiminde diğer tüm din, inanç ve milletlere düşmanlık güden son derece aşırı guruplar bulunmaktadır. Şundan eminiz ki bu aşırı grupların önüne geçilmediği takdirde tüm yeryüzü kan ve gözyaşına bulanacaktır. Bilinmeli ki dünya bugün Hülagü ve Hitler’den daha beter saldırganlarla karşı karşıyadır.

Bizler İslam Ümmeti olarak barış ve dayanışma elimizi, bizlere düşmanlık gütmeyen herkese uzatıyoruz. Zulmün giderilmesi ve haklarımızın geri alınmasında yanımızda yer alacak olan halkaları hiçbir zaman unutmayacağız. Bunu dinimizin bir gereği olarak söylüyoruz:

“Allah, sizinle din uğrunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilik yapmanızı ve adil davranmanızı yasaklamaz. Çünkü Allah, adaletli olanları sever.” ( Mümtehine, 8)

5- Amerika ve İsrail’e gelince: Biz onlara Allah’ın zalimlerden intikamının şedid olduğunu hatırlatıyoruz. Kendilerinden önceki zalimlerden ders ve ibret alsınlar. Şüphesiz Allah zalimlerden uzak değildir.

“Rabbin, haksızlık eden memleketleri yakaladığında, onun yakalayışı işte böyle şiddetlidir. Çünkü onun yakalaması acıklı ve çetindir.” (Hud, 102)

Şu bilinsin ki bizler Allah’ın izniyle halkımıza, değerlerimize ve dinimize yönelen her tür saldırıyı püskürtmeye ve zulmü gidermeye güç sahibiyiz.

“De ki: Siz bizim için ancak iki iyilikten birini beklemektesiniz. Biz de, Allah’ın, ya kendi katından veya bizim elimizle size bir azap vermesini bekliyoruz. Haydi bekleyin; şüphesiz biz de sizinle beraber beklemekteyiz” (Tevbe, 52).

Zulüm geceleri ne kadar uzun sürerse sürsün elbette zafer şafaklar gelecektir.

“(Ey müminler! ) Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler size de gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Yoksulluk ve sıkıntı onlara öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki, nihayet Peygamber ve beraberindeki müminler: Allah’ın yardımı ne zaman! dediler. Bilesiniz ki Allah’ın yardımı yakındır.” (Bakara, 214).

Bizden zorla gasbettiklerinizi/işgal ettiklerinizi elinizde tutamayacaksınız. Zaman ne kadar uzarsa uzasın, bu hal devam etmeyecek ve ümmet haklarına sahip çıkacaktır. Geçmişte ve yakın zamanda yaşanan Haçlı Seferleri ve sömürü hareketlerini ve Filistin direnişimizi hatırlayın.

Allah’ın izniyle ümmet haklarına sahip çıkacak ve zulmü bitirecektir:

“Şüphesiz ki yeryüzü Allah’ındır. Kullarından dilediğini ona vâris kılar. Sonuç (Allah’tan korkup günahtan) sakınanlarındır.”(Araf, 128)

Bizler savaş, fitne ve ırkçılık çığırtkanlığı yapmayız fakat bununla beraber zulme teslimiyet ve zilleti de asla kabul edemeyiz.

Buradan yeryüzündeki akıl sahibi Yahudiler ile özgür ve akıllı Amerikan vatandaşlarına da sesleniyoruz: Sapkın dini hurafeler, sömürü ve siyasal hedefleri uğruna tüm bir beşeriyeti felakete sürükleyen liderlerinizin önüne geçin! Onlara engel olun!

Liderleriniz sizlerin Müslüman halklarla olan gelecek ilişkilerinizi tahrip ediyor, düşmanlık tohumları ekiyorlar, gelecek nesiller bu cinayetlere engel olmadığınız için sizlerden nefret edeceklerdir.

Bizler özgürlük, adalet ve bağımsızlık davetçileriyiz.

Bizler iman, güven ve barış davetçileriyiz.

Bu değerleri benimseyenlere elimizi uzatıyoruz. Fırsat geçmeden önce bu çağrımıza kulak verecek yok mu?!.

Bildirinin Arapça tam metni ve metne imza atanların listesi için tıklayın!
Dünya Bülteni

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: