Şalom ve Shin-Bet

Birkaç aydan beridir İsrail işgal devletiyle Türkiye arasında üst düzeyde bir ziyaret gerçekleştirilmemişti. Ancak İslam medeniyetinin önemli merkezlerinden biri olan Bağdat’ın bir ihanet sonucu, ABD ve İngiltere’nin gönderdiği yağmacılar sürüsü tarafından işgal edilmesinin hemen ardından işgalci siyonist devlet de Türkiye’ye Dışişleri bakanını gönderdi. Zaten Irak’a yönelik vahşi saldırının arkasında siyonist lobinin önemli rolünün olduğu ve bu işgalden birinci derecede istifade edenin İsrail olduğu günden güne netlik kazanıyor. İşte böyle bir işgalin tüm dünya Müslümanlarında yol açtığı moral çöküntünün bütün sıcaklığıyla devam ettiği sırada İsrail’in Türkiye’ye Dışişleri bakanını göndermesi önemli bir hadise. Böyle bir ziyaret için Dışişleri bakanı Abdullah Gül’ün Suriye ziyaretinin iptal edilmesi de en az onun kadar belki daha fazla dikkat çekici. Resmi açıklamalara göre Gül’ün Suriye ziyareti Musul ve Kerkük’te yaşanan karışıklıklar ve Peşmergelerin saldırıları sebebiyle iptal edildi. Ama bu iptal sebebiyle Türkiye’nin Musul ve Kerkük’te ABD kontrollü Peşmergelerin saldırılarına karşı çok fazla aktif bir şey yaptığını görmedik. Ayrıca hemen o günlerde İsrail Dışişleri bakanının burayı ziyaret etmesi asıl gerekçenin farklı olduğuna işaret ediyor. Malum olduğu üzere ABD’nin Türkiye’ye yerleştirdiği askeri araçların ve tankların Erbil’e doğru gönderilebilmesi için de “insani yardım” gerekçesinden yararlanılmış ve bunun için ayrıca bir tezkereye ihtiyaç olmadığı söylenmişti. “İnsani yardım” tırlarının içinden askeri jeeplerin ve hatta tankların çıktığını görünce insanın bugünlerde resmi açıklamalara göre bir kanaat belirlemesi mümkün olmuyor.

Silvan Şalom, Türkiye’ye ayağını basar basmaz bizim çatımızdan Suriye’ye karşı horozlanmaya başladı. Bu, siyonistlerin genel karakteridir. Ele geçirdikleri her fırsatı, kendi siyasi ve yayılmacı amaçları için değerlendirmekten kaçınmazlar. Yaptıklarının kendilerine ev sahipliği yapanlara zarar verip vermeyeceğini hesap etmezler. Ne var ki onların bu karakterlerinin bilinmesine rağmen kendilerine bu fırsatın verilmesini de iyi tahlil etmek gerekiyor.

Peki kim bu Silvan Şalom denilen adam? İsrail’in işkencesiyle tanınan iç istihbarat örgütü Shin-Bet’in diğer adıyla ŞABAK’ın eski genel müdürü. İsrail yasaları Shin-Bet adlı örgüte Filistinlilere işkence yapma yetkisi vermiş ve söz konusu örgüt de bu yetkiyi son raddesine kadar kullanıyor. Bu yüzden şimdiye kadar onlarca Filistinli bu örgütte gerçekleştirilen soruşturma esnasında hayatını kaybetti. Bunu ben söylemiyorum, yine bir İsrail insan hakları örgütü olan Betselim’in raporları söylüyor. Söz konusu raporlara göre sadece birinci intifada döneminde 40’tan fazla Filistinli Shin-Bet’in soruşturma merkezlerinde gerçekleştirilen işkenceler yüzünden hayatını kaybetti. Sakat kalanların, psikolojik sıkıntılar içine girenlerin ise sayılarını bile bilmiyoruz.

1998’de mensuplarını yine İsraillilerin oluşturduğu İşkenceye Karşı Genel Komite adlı oluşumun İsrail Yüksek Mahkemesi’nde Shin-Bet’in işkenceleri hakkında dava açması üzerine teşkilatın o dönemdeki genel müdürü General Ami Ayalon mahkemeye bir rapor sunmuş ve İsrail iç güvenlik teşkilatının Filistinlilere işkence yapmadan edemeyeceğini, Shin – Bet soruşturmaları açısından işkencenin zorunlu olduğunu ileri sürmüştü. Ayalon aynı raporda işkenceye herhangi bir sınırlama getirilmemesini de talep etmişti. Sonuçta Yüksek Mahkeme, Ayalon’un raporunu esas alarak İşkenceye Karşı Genel Komite’nin davasını reddetti.

Shin-Bet işkenceleri İsrail’de bir idam metodudur. İsrail kanunları görünüşte idamı yasaklıyor. Ama “işkence” yoluyla insanların öldürülmesine müsaade ediyor ve bu tür ölümleri “işkencenin dozunun biraz fazla kaçırılması” olarak değerlendirip bu konuda açılan dava dosyalarının üzerine kül serpiyor. Giyotini gaddar bir idam şekli olarak kabul ettiğini iddia eden Avrupa ve ABD ise İsrail’deki ölüm mangalarının “işkence yoluyla idam” uygulamaları karşısında sessiz kalmayı tercih ediyor.

İsrail’in 55 yıllık tarihini incelerseniz, üst düzey devlet yetkilileri içinde elini kana bulamamış bir tek kişi bulamazsınız. Şalom da onlardan biri ve üstelik işkence gibi en iğrenç metotla onlarca Filistinlinin kanına elini bulamış biri.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: