David Levy’nin Türkiye Ziyareti

İsrail işgal yönetiminin şu dönemde en başta yapmak istediği Kudüs üzerindeki sultasını sağlamlaştırmak için gereken altyapıyı oluşturmak ve bütün dünyanın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasını sağlamaktır. Yeni yahudi yerleşim merkezleri kurmak için özellikle Kudüs çevresini seçmesi de bu yüzdendir. Filistin halkı işgal yönetiminin bu amacını gayet iyi bildiğinden, Kudüs yakınındaki Ebu Ganim Tepesi’nde 6500 yerleşim biriminden oluşacak yeni yerleşim merkezi inşaatı başlatılmasına paralel olarak ikinci bir intifada patlak verdi. Bu intifada ister istemez İKÖ ve Arap Birliği Teşkilatı gibi bazı uluslararası kuruluşların ve birtakım ülkelerin konuya ilgi göstermeleri ve İsrail’e karşı tavır takınmaları sonucunu doğurdu. Aslında biz söz konusu teşkilatların İsrail’le ilişkilerin kesilmesini isteyen tavsiye kararları almasını Kudüs üzerindeki siyonist işgal karşısında yeterli bir adım olarak görmüyoruz. Bununla birlikte yine de olumlu bir adımdır ve İsrail’in bölgede yeniden yalnızlığa itilmesine giden yolun başlangıç noktası olması ihtimali vardır. İşte bu ihtimali İsrail işgal yönetiminin ileri gelenleri de gözönüne aldıklarından dolayı bölgede kendilerine sağlam destekler aramaktadırlar. David Levy’nin son Türkiye ziyaretinin amacı da budur.

Ne yazık ki Türkiye, Kudüs ve Mescidi Aksa’ya yönelik tehdidin gittikçe büyüdüğü böyle kritik bir dönemde, siyonist işgal yönetiminin dışişleri bakanının ziyaretini kabul etmek ve onunla yeni anlaşmalar imzalamak suretiyle, Kudüs’ü Müslümanlardan tamamen arındırmayı hedefleyen planlarını uygulamaya geçirmeleri konusunda işgalcilere cesaret kazandırmıştır. Bir yandan Kudüs’ün İslami kimliğini korumak amacıyla sokaklara dökülen Filistinli gençler işgalci askerlerin kurşunlarıyla şehid edilirken öte yandan işgal yönetimiyle yeni işbirliği anlaşmaları imzalanması son derece esef verici ve aynı zamanda yeni yönetimin İslam dünyasıyla bütünleşme politikasına tamamen aykırıdır.

Siyonist işgal yönetimine böyle kritik bir dönemde verilen destek Müslümanların ilk kıblesi ve harem mescidlerin üçüncüsü durumundaki Mescidi Aksa’yı tehdit eden gelişmelere güç katmaktan başka bir yarar sağlamayacaktır. İşgal yönetiminin Kudüs çevresine yeni yerleşim merkezleri inşa etme kararı almasının hemen ardından Türkiye’nin yahudi göçmenlere inşaat yapmaları üzere gönderdiği 25 bin işçisini geri çekmesi gerekirken böyle yeni anlaşmalar imzalamak suretiyle işgalcilere güç katması, cesaret kazandırması izahı mümkün olmayan bir tavırdır.

Bu açıdan sayın başbakan Necmettin Erbakan’ın İsrail dışişleri bakanı David Levy’yi kabul etmesini ve imzalanan yeni anlaşmaları onaylamasını da esefle karşılıyor, bu hareketiyle en başta kendi değerlerine, tabanına verdiği söze ters düştüğünü hatırlatma gereği duyuyoruz. Biz sayın Erbakan’ın Levy’yle görüşmeme konusundaki kararlılığını sürdürmesini ve Kudüs’e yönelik siyonist tehditler karşısında açık bir tavır koymasını bekliyorduk.

Ayrıca bkz. Arap Birliği ve Levy’nin Türkiye Ziyareti

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: