Arap Birliği ve Levy’nin Türkiye Ziyareti ayrıca Kudüs Meselesi

Arap Birliği dışişleri bakanları geçtiğimiz hafta Mısır’ın başkenti Kahire’de bir toplantı düzenledi. Biz geçen hafta iki gün arka arkaya devam eden yazılarımızda Kudüs meselesiyle ilgili diğer konuları ele aldığımızdan söz konusu toplantıyla ilgili değerlendirmemizi bu haftaya bırakmak zorunda kalmıştık.

Bugün ortada Arap Birliği Teşkilatı bulunmakla birlikte gerçekte bir Arap Birliği mevcut değildir. Ancak yine de adı geçen teşkilata üye ülkeler bazı durumlarda çeşitli düzeylerde toplantılar düzenleyerek bağlayıcı olmayan birtakım kararlar almaktadırlar. Siyonist işgalcilerin Kudüs’ü tamamen bir yahudi şehrine dönüştürme ve Müslümanları bu şehirden bütünüyle tasfiye etme amacına yönelik faaliyetleri dolayısıyla Arap Birliği’ne bağlı ülkeler yeni bir toplantı yapma gereği duymuşlardı. Gerek böyle bir toplantının yapılması ve gerekse toplantıda İsrail’le ilişkilerin kesilmesini isteyen kararlar alınması olumlu bir gelişmedir. Ancak biz toplantıya katılan ülkelerin birçoğunun bu konuda samimi olmadıkları ve söz konusu kararları onaylamakla halklarına siyasi mesaj verme amacı taşıdıkları kanaatindeyiz. Örneğin toplantıya ev sahipliği yapan Mısır’ın Vakıflar Bakanlığı bir süre önce, bakanlığın denetimindeki camilerde yahudileri kötüleyen konuşmalar yapılmasını yasaklamıştı. Son gelişmelerle birlikte bu yasağı kaldırmış değil. Mısır’ın İsrail’le ilişkileri kesme konusunda ise herhangi bir olumlu adım attığına şahit olmuyoruz. Fakat her şeye rağmen İsrail’e ve onun Kudüs’teki “yahudileştirme” faaliyetlerine karşı görünüşte de olsa bir tavır takındığını söyleyebiliriz. Bunun yanı sıra bazı Arap ülkelerinin İsrail’le bir süre önce başlattıkları ekonomik ilişkileri kesmelerini diğer bazılarının da ilişkileri başlatma girişimlerini tamamen durdurmalarını olumlu gelişmeler olarak görüyoruz. Her hal ü karda Kudüs’e yönelik “yahudileştirme” atağının İsrail’in bölgede ekonomik hakimiyet kurma projesini olumsuz yönde etkilediği bir gerçek.

İsrail işgal rejimi işte bu son gelişmelerden çok fazla olumsuz bir şekilde etkilenmemek için Türkiye’yle ilişkilerine geçmiştekinden daha çok önem vermeye başladı. Türkiye’yle arasındaki ekonomik bağları daha da kuvvetlendirmek, yeni birtakım projeleri devreye sokabilmek vs. için yeni yeni girişimlerde bulunma ihtiyacı duydu. İsrail dışişleri bakanı David Levy’nin bugünlerde kalabalık bir işadamı ekibiyle birlikte Türkiye’ye ziyaret düzenlemesinin amacı işte budur. Ne yazık ki, Türkiye de bu konuda İsrail işgal rejimine sonuna kadar destek vermektedir. İşin gerçeğinde İsrail bir işgal devleti olduğundan bu devlete hangi şartlarda olursa olsun destek vermek zulme ve işgale destek vermekten başka bir anlam taşımaz. Ancak bugünlerde verilen destek özellikle Kudüs’teki “yahudileştirme” planlarına verilen destektir. Bugünlerde verilen destek Müslümanların ilk kıblesi ve harem mescitlerin üçüncüsü durumundaki Mescidi Aksa’ya yönelik tehdit ve tehlikelerin daha da büyümesine yardımcı olmaktan başka bir anlam taşımamaktadır. Bugünlerde İsrail’e verilen ekonomik destek Kudüs’ün İslami kimliğini korumak için harekete geçen, bu amaçla ikinci intifadayı başlatan Müslüman çocukların ve gençlerin kafalarına sıkılan kurşunlara dönüşmektedir. Bugünlerde verilen destek işgalcilerin Kudüs’teki “yahudileştirme” politikalarında daha da ısrarlı davranabilmeleri için onlara cesaret kazandıracaktır.

David Levy Türkiye ziyaretiyle Arap Birliği Teşkilatı’na ve kendisine karşı tavır takınan bütün İslam ülkelerine karşı Türkiye’den güç ve destek alma çabası içindedir. Türkiye’nin onun ziyaretini kabul etmesi ve yakın ilgi göstermesi ise İsrail’in aradığı ilgi ve desteği bulması anlamına gelir. Bütün İslam dünyasında, Kudüs’ün İslami kimliğini değiştirme çabası içine giren işgal rejimine karşı sesler yükselirken, bu rejimle ilişkilerin kesilmesi yönünde talepler her tarafı kuşatırken Türkiye’nin, kutsal beldeleri işgal edenlere büyük bir destek vermesi son derece olumsuz bir gelişmedir. Ne yazık ki Türkiye, bütün imkansızlıklara rağmen Kudüs davası için sokaklara dökülen insanlara Türkiye’deki halkın maddi yönden yardımcı olmasını engellerken İsrail işgal rejimine istediği her desteği vermekten çekinmemektedir. Ne yazık ki Türkiye’deki yönetim hala halkından çok uzaklardadır.

Arap Birliği, Levy’nin Türkiye Ziyareti ve Kudüs Meselesi

Arap Birliği dışişleri bakanları geçtiğimiz hafta Mısır’ın başkenti Kahire’de bir toplantı düzenledi. Biz geçen hafta iki gün arka arkaya devam eden yazılarımızda Kudüs meselesiyle ilgili diğer konuları ele aldığımızdan söz konusu toplantıyla ilgili değerlendirmemizi bu haftaya bırakmak zorunda kalmıştık.

Bugün ortada Arap Birliği Teşkilatı bulunmakla birlikte gerçekte bir Arap Birliği mevcut değildir. Ancak yine de adı geçen teşkilata üye ülkeler bazı durumlarda çeşitli düzeylerde toplantılar düzenleyerek bağlayıcı olmayan birtakım kararlar almaktadırlar. Siyonist işgalcilerin Kudüs’ü tamamen bir yahudi şehrine dönüştürme ve Müslümanları bu şehirden bütünüyle tasfiye etme amacına yönelik faaliyetleri dolayısıyla Arap Birliği’ne bağlı ülkeler yeni bir toplantı yapma gereği duymuşlardı. Gerek böyle bir toplantının yapılması ve gerekse toplantıda İsrail’le ilişkilerin kesilmesini isteyen kararlar alınması olumlu bir gelişmedir. Ancak biz toplantıya katılan ülkelerin birçoğunun bu konuda samimi olmadıkları ve söz konusu kararları onaylamakla halklarına siyasi mesaj verme amacı taşıdıkları kanaatindeyiz. Örneğin toplantıya ev sahipliği yapan Mısır’ın Vakıflar Bakanlığı bir süre önce, bakanlığın denetimindeki camilerde yahudileri kötüleyen konuşmalar yapılmasını yasaklamıştı. Son gelişmelerle birlikte bu yasağı kaldırmış değil. Mısır’ın İsrail’le ilişkileri kesme konusunda ise herhangi bir olumlu adım attığına şahit olmuyoruz. Fakat her şeye rağmen İsrail’e ve onun Kudüs’teki “yahudileştirme” faaliyetlerine karşı görünüşte de olsa bir tavır takındığını söyleyebiliriz. Bunun yanı sıra bazı Arap ülkelerinin İsrail’le bir süre önce başlattıkları ekonomik ilişkileri kesmelerini diğer bazılarının da ilişkileri başlatma girişimlerini tamamen durdurmalarını olumlu gelişmeler olarak görüyoruz. Her hal ü karda Kudüs’e yönelik “yahudileştirme” atağının İsrail’in bölgede ekonomik hakimiyet kurma projesini olumsuz yönde etkilediği bir gerçek.

İsrail işgal rejimi işte bu son gelişmelerden çok fazla olumsuz bir şekilde etkilenmemek için Türkiye’yle ilişkilerine geçmiştekinden daha çok önem vermeye başladı. Türkiye’yle arasındaki ekonomik bağları daha da kuvvetlendirmek, yeni birtakım projeleri devreye sokabilmek vs. için yeni yeni girişimlerde bulunma ihtiyacı duydu. İsrail dışişleri bakanı David Levy’nin bugünlerde kalabalık bir işadamı ekibiyle birlikte Türkiye’ye ziyaret düzenlemesinin amacı işte budur. Ne yazık ki, Türkiye de bu konuda İsrail işgal rejimine sonuna kadar destek vermektedir. İşin gerçeğinde İsrail bir işgal devleti olduğundan bu devlete hangi şartlarda olursa olsun destek vermek zulme ve işgale destek vermekten başka bir anlam taşımaz. Ancak bugünlerde verilen destek özellikle Kudüs’teki “yahudileştirme” planlarına verilen destektir. Bugünlerde verilen destek Müslümanların ilk kıblesi ve harem mescitlerin üçüncüsü durumundaki Mescidi Aksa’ya yönelik tehdit ve tehlikelerin daha da büyümesine yardımcı olmaktan başka bir anlam taşımamaktadır. Bugünlerde İsrail’e verilen ekonomik destek Kudüs’ün İslami kimliğini korumak için harekete geçen, bu amaçla ikinci intifadayı başlatan Müslüman çocukların ve gençlerin kafalarına sıkılan kurşunlara dönüşmektedir. Bugünlerde verilen destek işgalcilerin Kudüs’teki “yahudileştirme” politikalarında daha da ısrarlı davranabilmeleri için onlara cesaret kazandıracaktır.

David Levy Türkiye ziyaretiyle Arap Birliği Teşkilatı’na ve kendisine karşı tavır takınan bütün İslam ülkelerine karşı Türkiye’den güç ve destek alma çabası içindedir. Türkiye’nin onun ziyaretini kabul etmesi ve yakın ilgi göstermesi ise İsrail’in aradığı ilgi ve desteği bulması anlamına gelir. Bütün İslam dünyasında, Kudüs’ün İslami kimliğini değiştirme çabası içine giren işgal rejimine karşı sesler yükselirken, bu rejimle ilişkilerin kesilmesi yönünde talepler her tarafı kuşatırken Türkiye’nin, kutsal beldeleri işgal edenlere büyük bir destek vermesi son derece olumsuz bir gelişmedir. Ne yazık ki Türkiye, bütün imkansızlıklara rağmen Kudüs davası için sokaklara dökülen insanlara Türkiye’deki halkın maddi yönden yardımcı olmasını engellerken İsrail işgal rejimine istediği her desteği vermekten çekinmemektedir. Ne yazık ki Türkiye’deki yönetim hala halkından çok uzaklardadır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: