Türkiye-İsrail İlişkilerine Tepkiler

Filistin topraklarında yaşanan son olaylar ve İsrail işgal devletinin sergilediği vahşet manzaraları Türkiye’de, Türkiye-İsrail işbirliğine yönelik tepkilerin de artmasına sebep oldu. Filistin‘deki gelişmeleri yakından takip eden bir gazeteci olan Cengiz Çandar, köşe yazısında Türkiye’de eğitim uçuşları yapan İsrail uçaklarının Filistin’de çocukların üzerine bombalar yağdırdıklarına dikkat çekti. İşte Cengiz Çandar’ın konuyla ilgili olarak dile getirdikleri:

“İsrail devletini Amerika koruyor. Bölgede yanında denebilecek bir tek Türkiye söz konusu. İsrail uçakları Konya ovasında uçuş antrenmanları yapmaya devam ediyor. Yarın Filistinli çocukları bombalasınlar diye mi? İsrail ile bu askeri ilişkinin en faydacı beklentilerinden biri Amerika’da Ermeni lobisinin karşısına Yahudi lobisini dikmek değil miydi? Neredeyse her Türk askeri yetkilisi ve Süleyman Demirel’den son Başbakan Bülent Ecevit’e kadar her sivil yetkili Amerika’ya ayak basar basmaz Yahudi lobisinin huzuruna çıkarılmadı mı? Değdi mi?… Türkiye halkının vicdanına aykırı ve vicdansız bir dış politikanın varabileceği hiçbir ulusal çıkar da olamaz.”

Bir diğer yazar Alptekin Dursunoğlu da Türkiye’nin İsrail’le askeri işbirliği anlaşmaları imzalayarak İsrail’e cesaret kazandırdığını dile getirdi. Alptekin Dursunoğlu’nun dile getirdiği hususlardan da bazılarını burada aktaralım:

“Türkiye, İsrail’le Askeri Eğitim ve İşbirliği anlaşmasını imzaladıktan sonra İsrail, aynı yılın Nisan ayında “Gazap Üzümleri” adlı askeri operasyonla Kana’daki Birleşmiş Milletler kampına sığınmış 80 kadar kadın ve çocuğu katlediyordu. İmzalanan bu anlaşmayla Türkiye ile İsrail ilişkileri “stratejik ittifak” olarak tanımlanırken İsrail 1948’den beri sürdürdüğü şiddet ve terör politikaları konusunda daha da cüretkar davranma imkanı buldu.”

Yazar Erdal Şimşek’in konuyla ilgili görüşleri de şöyle:

“Bugün Filistinlilere, Lübnanlı Müslümanlara havadan bomba yağdıran İsrail pilotları maalesef bu yeteneklerini Türkiye semalarında geliştirmişlerdir. Filistin’de yapılan katliamın ortağı, (Türkiye’de) 28 Şubat dayatmasını yapan şahıslardır. İsrail başbakanı Barak’ın Arafat’a küstahça ültimatom vermesindeki güç kaynaklarından biri de kesinlikle 28 Şubat zihniyetidir. 28 Şubat faşizmi hayatiyetini sürdürdüğü müddetçe bölgede emperyalizm ayağını daha da sağlamlaştıracaktır.”

Türkiye-İsrail işbirliğine siyasilerden de tepki var. Liberal Demokrat Parti genel başkanı Besim Tibuk konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi:

“Türkiye’nin son yıllardaki tutumu İsrail’i şımartmıştır. 28 Şubat sonrası yapılan anlaşmalar bu süreci hızlandırmıştır. Maalesef ilk imzayı da Necmettin Erbakan’a attırdılar. Bu açık açık askeri işbirliği hem bütün Arap dünyasına karşı bizi rezil etmiş, hem de kırıntıda dahi olsa bize karşı sempatiyi ortadan kaldırmıştır. Türkiye haksız ve zalime destek olmuş ve olmaya devam etmektedir. Bu bizim dış politikamızın zavallılığıdır. Aynı zavallılık Çeçenistan’da da devam ediyor.”

Türkiye-İsrail işbirliğine bazı eski diplomatlar da tepki gösterdiler. Emekli büyükelçi İsmail Berdük Olgaçay konuyla ilgili açıklamasında İsrail’le yapılan tüm anlaşmaların askıya alınmasını istedi. Olgaçay’ın konuyla ilgili olarak söyledikleri şöyle:

“Türkiye askeri ve sivil alanda, İsrail’le yaptığı anlaşmaları durdurmalı, askıya almalıdır. Burada Türkiye’nin koyacağı net bir tavır Ortadoğu’daki barışı doğrudan etkileyecektir. Türkiye şimdiye kadar İsrail’le yaptığı anlaşmaları yapmış olmasaydı İsrail bu denli pervasızlaşamayacaktı. Aslında İsrail’in ne olduğu belli. İsrail’le hiçbir anlaşmanın altına imza atılmamalıydı. Çünkü İsrail, Ortadoğu’da zaman zaman barış ilan ediyor, zaman zaman savaş yapıyor ve böylece bölgedeki etkinliğini sürekli artırıyor. İsrail terörle tescillidir.”

Türkiye – İsrail işbirliğine sivil toplum kuruluşları da tepki gösterdiler. 11 Ekim Çarşamba günü İstanbul’da 15 sivil toplum kuruluşunun yetkilisi bir araya gelerek ortak bir bildiri yayınladı ve İsrail vahşetini lanetlediler.

Ne yazık ki bütün bu tepkilere rağmen Türkiye’deki yönetimin tavrında söze gelir bir değişme olmadı. Bu yönetim İsrail’le işbirliğini aynen eski temposunda devam ettiriyor. Bununla da kalmayarak İsrail’e yönelik tepki ve protesto eylemlerine de engel oluyor. Geçtiğimiz hafta Cuma günü İstanbul’daki Beyazıt Camisi’nde Müslümanların Filistin’de şehit edilenler için gıyabi cenaze namazı kılmaları güvenlik güçleri tarafından engellenmişti. Yine İstanbul – Taksim’de İsrail havayolları EL AL’ın bürosu önünde protesto eylemi düzenlemek isteyenler de polis tarafından engellendi ve eylem yapmak isteyenlerin tümü tutuklandı. Bütün bu engellemelere rağmen halk yine de tepkisini ortaya koymak için engelleri aşmaya çalışıyor. Bugün (13 Ekim 2000 Cuma günü) İstanbul’un Sultanahmet Camisi’nde şehit edilen Filistinliler için gıyabi cenaze namazı kılınacak ve direnen Filistinliler için de topluca dua edilecek. Buradaki dua ve gıyabi cenaze namazına katılımın yüksek olacağı tahmin ediliyor.

Türkiye’deki mevcut yönetimin tutumu yüzünden Filistin’de mağdur edilen Müslümanlar için yardım toplanması da engelleniyor. Türkiye’deki Müslümanlar Filistin’deki kardeşlerine maddi yardım yapmak istedikleri halde mevcut yönetim bu amaçla bir yardım toplama kampanyası düzenlenmesini engelliyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: