Mescidi Aksa Havra Olmasın!

Mescidi Aksa, İsrail’in Doğu Kudüs‘ü işgal ettiği 1967 Haziran’ından buyana sürekli tehdit altındadır. Müslümanların ilk kıblesi ve harem mescitlerin üçüncüsü olan bu kutsal mabede 1967 işgalinden beri, siyonist yahudiler tarafından birçok kez saldırı düzenlenmiştir. Bütün bu saldırıların asıl amacı Mescidi Aksa‘yı ortadan kaldırarak yerine siyonistlerin Siyon mabedi veya Süleyman Heykeli olarak adlandırdıkları mabedi dikmekti. Çünkü onlar Mescidi Aksa’nın bu mabedin yerine inşa edildiğini ileri sürüyorlar. İşin gerçeğinde ise bu iddialar tamamen asılsızdır ve Mescidi Aksa ta Hz. Süleyman zamanında bir mescid ve tevhid inancını temsil eden, içerisinde Allah’a kulluk görevinin yerine getirileceği, O’nun zâtına lâyık bir şekilde anılabileceği bir mabed olarak bina edilmiştir. Ancak siyonist ideolojinin öncüleri yahudi tabanını belli amaçlar doğrultusunda harekete geçirebilmek, onların dini duygularını siyonizm ideolojisinin hedefleri için istismar edebilmek amacıyla bu tür asılsız iddiaları ortaya atmışlardır.

Son olarak İsrail Yüksek Mahkemesi yahudilerin de Mescidi Aksa’ya girerek içinde kendi ibadet ve törenlerini yerine getirmelerine izin veren bir karar çıkardı. Bu karar, siyonist ideolojinin Mescidi Aksa’yı Siyon Mabedi’ne dönüştürme hedefi yolunda atılmış oldukça tehlikeli bir adımdır. Unutmayalım ki, siyonistler hedeflerine sürekli adım adım ilerlemeyi tercih ederler.

İsrail Yüksek Mahkemesi’nin asıl amacı hakkında fikir yürütebilmemiz için Batı Yaka‘nın el-Halil şehrinde bulunan Hz. İbrahim Camisi’nde yaşanan tecrübeyi gözden geçirmemizde yarar var. el-Halil şehri 1967 Haziran’ında Doğu Kudüs’le birlikte işgal edildi. İşgal sonrasında yahudiler önce tek tek gelerek cami haremi dışında dini törenlerini yapmaya başladılar. İşgal yönetimi daha sonra yahudilerin de cami haremi içinde ibadetlerini yapmalarına izin veren bir karar çıkardı. Yahudiler bu kararı, 27 Ağustos 1972 tarihinde, yahudi terör örgütlerinden Kach’ın lideri Meir Kahane’nin idare ettiği kalabalık bir törenle ve toplu ibadetle kutladılar. Bu olayın üzerinden daha birkaç hafta geçmemişti ki işgal yönetimi yahudilerin, Müslümanların namaz kıldıkları vakitlerde de kendi ibadetlerini yapabileceklerine dair açıklama yaptı. Bu açıklama üzerine yahudilerin, Bağışlanma günü adı verilen ve Eylül’ün 27’sine denk gelen günün akşamı cami haremi içinde yaptıkları toplu ibadeti de haham Meir Kahane idare etti. Derken olaylar birbirini izledi. Aynı yılın Kasım ayının 12’sinde bölgenin askeri kumandanı yahudilerin ibadet saatlerini artıran ve caminin içine ibadet esnasında oturulmak üzere sandalyeler sokulmasına imkân veren bir karar çıkardı. Bu karar, caminin içine Tevrat nüshalarının konulacağı birtakım dolaplar yerleştirilmesine de imkân veriyordu. Yine aynı sıralarda Müslümanların namazları için tahsis edilen süre de kısaltıldı. Buna göre öğle ve ikindi namazları için toplam iki buçuk saat süre tanınıyordu. Buna ek olarak Müslümanların cenaze namazlarını Hz. İbrahim Camisi hareminde kılmaları yasaklandı. Bütün bu gelişmelerin ardından işgal yönetimi cami avlusunun üstüne çatı örerek burayı yahudilere tahsis etti. Sonra yahudilere tahsis edilen kısım genişletildi. 25 Şubat 1994/15 Ramazan 1414 günü sabah namazı esnasında, yahudi terörist Barush Goldstien tarafından gerçekleştirilen büyük katliamdan sonra da yahudilere tahsis edilen kısım caminin üçte ikisini kapsayacak kadar artırıldı.

İşte İsrail Yüksek Mahkemesi’nin Mescidi Aksa’yla ilgili son kararı da, 1972 yılında Hz İbrahim Camisi’nin İslâmi kimliğini yıpratmayı amaçlayan kararın tamamen aynısıdır. Bu karar, Mescidi Aksa’nın belli bir süreç içerisinde bir yahudi mabedine dönüştürülmesi için atılmış ilk adımdır. İşgal yönetimi bu ilk adımında başarılı olması durumunda ikinci adımı atma cesaretini de kendinde görecektir. İşgalcilere bu cesareti vermemek gerekir. Aksi takdirde, Allah korusun, Mescidi Aksa’nın akıbeti de Hz. İbrahim Camisi’nin akıbeti gibi olabilir.

İsrail Yüksek Mahkemesi’nin söz konusu kararının açıklanmasından hemen sonra kendilerini “Siyon Dağının Bekçileri” olarak adlandıran bir yahudi cemaatine mensup aşırı dinci yahudilerin polis gözetiminde Mescidi Aksa’ya zorla girmeye çalışmaları söz konusu kararla neyin amaçlandığını ortaya koymaktadır. Bunun yanı sıra işgal kuvvetlerinin kararın hemen arkasından Mescidi Aksa’ya giden yolları ve caddeleri denetim altına almaları da tehlikenin boyutları hakkında fikir veriyor.

İşgal yönetiminin Mescidi Aksa’yla ilgili son kararı siyonistlerin sözde “barış (!)” iddialarında samimi olmadıklarını ve bu kavramı dünya kamuoyunu yanıltmak amacıyla kullandıklarını da ortaya koymaktadır. Çünkü karar öncelikle, bütün uluslararası teamüllere, hukuk kurallarına, daha önce alınmış BM kararlarına aykırıdır ve yüzyıllardan beri Müslümanlara ait olan bir kutsal mekânın yahudiler tarafından işgal edilmesine imkân sağlamaktadır. Böyle bir şeyin, Filistin topraklarında havanın ısınmasına yol açacağı, tehlikeli gelişmelerin meydana gelmesine sebep olabileceği ortadadır. Yani İsrail yönetimi bir yandan “barış (!)” teraneleri okumaya devam ederken diğer yandan işgalci ve tahrikçi tutumunu aynen sürdürüyor.

Aslında bu gelişmeler, Müslümanların bütün kutsal değerlerinin ayaklar altına alınmasına rağmen İsrail yönetimiyle uzlaşma içine girmekte ısrarlı davrananların gözlerini açmalıydı. Ancak onlar kendi kişisel ihtiraslarını, temsil ettiklerini ileri sürdükleri halkın değerlerinden üstün tuttuklarından dolayı gelişmelerden ibret almak istemiyorlar.

Filistin halkı, sözde özerk yönetimin vurdumduymaz tutumuna ve İsrail’in bütün baskıcı tavırlarına rağmen kutsal Mescidi Aksa’nın kirletilmesine fırsat vermemek için direniyor. Ancak dünya Müslümanlarının Filistin halkını bu kutsal direnişte yalnız bırakmamaları gerekir. İnsanlık da İsrail’in her türlü hukuki ve insani değerleri ayaklar altına alan uygulamaları karşısında artık harekete geçmeli ve siyonistleri işgalci tutumlarına son vermeye zorlamak için görevini yerine getirmelidir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: