Camilerimize Sahip Çıkalım

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’inde şöyle buyuruyor: “Şüphesiz mescidler Allah’ındır. Öyleyse Allah’la beraber başkasına tapmayın.” (Cinn, 72/18) Bundan dolayıdır ki İslam literatüründe camiler, “Allah’ın evleri (Buyutullah)” olarak adlandırılmıştır. Bu itibarla hakim rejimin kimliği ne olursa olsun Müslümanların camilerini gözleri gibi korumaları, onlara sahip çıkmaları gerekir.

Camileri koruyacak olanlar, bu mekanların değer ve önemini bilenlerdir. Tabut içine girmedikçe camiye uğramayanlardan bu mekanları korumaları beklenemez. Nitekim Yüce Allah da bu hususu şu şekilde dile getiriyor: “Onlar gerçekte onu korumaya ehil olmadıkları halde insanları Mescidi Haram’dan alıkoyarlarken Allah onlara neden azap etmesin! Onu korumaya ehil olanlar ancak takva sahipleridir. Fakat onların çoğu bunu bilmez.” (Enfal, 8/34) Kur’an-ı Kerim’in bir başka yerinde de şöyle buyuruluyor: “Allah’a ortak koşanların, bizzat kendi küfürlerine kendileri şahit iken Allah’in mescidlerini onarmaya yetkileri olamaz. Onların yaptıkları boşa gitmiştir ve onlar cehennemde sonsuza kadar kalacaklardır. Allah’ın mescidlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namazı kılan, zekatı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler onarabilir. İşte bunlar doğru yola erenlerden olabilirler.” (Tevbe, 9/17-18)

Allah’ın mescidlerinde tevhid inancına uygun bir şekilde ibadet ve zikir yapılmasına engel olanlar Kur’an-ı Kerim’de insanların en zalimleri olarak ilan edilmişlerdir. Yüce Allah bu hususta şöyle buyuruyor: “Allah’ın mescidlerinde O’nun adının anılmasını engelleyen ve onların yıkılmasına çalışandan daha zalim kim olabilir? Bunların oralara ancak korku içinde girmeleri gerekir. Onlara dünyada bir rezillik vardır. Onlar için ahirette de büyük bir azap vardır.” (Bakara, 2/114)

Ne var ki, içerisinde Allah’a kulluk ve ibadet görevinin yerine getirilmesi için inşa edilen mabedleri yıkmaya veya amacı dışında kullanmaya çalışanlar tarih boyunca sürekli olagelmiştir. Zalimlerin bu tutumlarına karşı iman ve takva sahipleri de mabedlerini korumaya çalışmışlar ve bu, her zaman tevhid-şirk mücadelesinin bir cephesini oluşturmuştur. Kur’an-ı Kerim’de bu noktaya da şu şekilde dikkat çekiliyor: “Eğer Allah’ın insanların bazılarını bazılarıyla savması olmasaydı şüphesiz içlerinde Allah’ın adı çokça anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescidler yıkılırdı. Allah kendine yardım edenlere elbette yardım edecektir. Şüphesiz Allah güçlüdür, yücedir.” (Hacc, 22/40) Demek ki, Yüce Allah’ın adının çokça anıldığı, içinde O’nun rızası için ibadet yapılan yerlerin korunması ancak bir mücadeleyle mümkün olabilmektedir.

Yukarıda mealini verdiğimiz ayeti kerimede anılan mabed türleri içinde, bugün, tevhid inancına uygun ibadetlerin yerine getirildiği ve Allah’ın şanına uygun bir şekilde anıldığı yerler sadece camilerdir. Camilere sahip çıkacak olanlarsa yukarıdaki ayeti kerimelerde de ifade edildiği üzere iman ve takva sahipleridir.

Bugün tehlike aslında bütün camileri kuşatmış durumdadır. Ancak siyonistlerin işgali altındaki kutsal Kudüs şehrinin sembolü, Müslümanların ilk kıblesi ve harem mescidlerin üçüncüsü olan Mescidi Aksa üzerindeki tehlike gittikçe ciddiyet arzetmektedir. Bilindiği üzere siyonist yahudiler bu mescidin Siyon mabedi veya Süleyman Heykeli olarak adlandırdıkları bir yahudi mabedinin üzerine inşa edildiğini ileri sürüyorlar. Onların bu konudaki iddiaları ve Mescidi Aksa‘nın geçmişi hakkında daha önce yine Akit gazetesinde yayınlanan bir yazı dizimizde tafsilatlı bilgi vermiştik. Dolayısıyla aynı bilgileri burada tekrar etmeye gerek görmüyoruz. Bu yazımızda İsrail Yüksek Mahkemesi’nin Mescidi Aksa’yla ilgili son kararı üzerinde durmak istiyoruz.

İsrail Yüksek Mahkemesi yahudilerin de Mescidi Aksa’ya girerek kendi ibadet ve törenlerini yerine getirmelerine izin veren bir karar çıkardı. Bu karar aslında yahudilerin bu kutsal mabedi işgal etmeleri için ortam ve zemini hazırlamayı amaçlamaktadır. Kararın açıklanmasından hemen sonra bazı radikal yahudi gruplarının polis gözetiminde Mescidi Aksa’ya doluşmaya çalışmaları, işgal yönetimine bağlı askerlerin ve polislerin kararın arkasından Mescidi Aksa’ya giden yolları ve caddeleri gözetim altına almaları neyin amaçlandığını ortaya koyuyor.

Siyonist işgal yönetiminin Mescidi Aksa’yla ilgili oyunları üzerinde dururken Hz. İbrahim Camisi’nde yaşanan tecrübeyi de göz önünde bulundurmamız gerekir. 1967’de el-Halil‘in işgal edilmesinden sonra yahudiler Hz. İbrahim Camisi’nin etrafına toplanarak cami dışında ibadet yapmaya başladılar. Daha sonra işgal yönetimi tarafından, yahudilerin de cami haremi içinde ibadet yapmalarına izin veren bir karar çıkartıldı. Bu karar, o kutsal mabedin İslami kimliğine yönelik ilk saldırıydı. Bu izin yahudiler tarafından, kalabalk birı tören ve toplu ibadetle kutlandı. 27 Ağustos 1972’de gerçekleştirilen bu ibadet ve törenlere siyonist terör örgütlerinden Kah’ın lideri haham Meir Kahane önderlik etti. Bu olayın üzerinden birkaç hafta geçmeden işgal yönetimi yahudilerin, Müslümanların namaz kıldıkları vakitlerde de kendi ibadetlerini yapabileceklerine dair açıklama yaptı. Derken olaylar birbirini izledi ve caminin bir kısmı tamamen yahudilere tahsis edildi. Sonra bu kısım genişletildi ve bugün Hz. İbrahim camisinin üçte ikiden fazlası tamamen yahudilere tahsis edilmiş durumdadır. İşte siyonist işgal yönetimi bugün aynı oyunu Mescidi Aksa’da da oynamak istemektedir.

Mescidi Aksa’nın korunması işi resmi prosedürde, İsrail dostu Ürdün yönetimine bırakılmıştır. Ürdün yönetiminin şer’i açıdan böyle bir şeye ehil ve yetkili olmadığı ortadadır. Bu kutsal mabedi koruyacak olanlar iman ve takva sahibi Müslümanlardır. Şimdilik Filistin halkı İsrail Yüksek Mahkemesi’nin uygulamaya geçirilmesini önleyebilmek için direniyor. Ancak bu direnişin başarıya ulaşması dünya Müslümanlarının Filistin halkına destek vermesiyle mümkündür. Mescidi Aksa sadece Filistinlilerin değil bütün dünya Müslümanlarının kutsal mabedidir. Müslümanlar! Lütfen Mescidi Aksa’nıza sahip çıkın.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: