BM’in Kudüs’le İlgili Oyunları

Siyonist işgalcilerin Kudüs‘ü ele geçirmelerinde ve bu şehir üzerindeki saltanatlarını kuvvetlendirmelerinde BM ve ABD’nin önemli rolü olmuştur. BM, işgal yönetiminin Doğu Kudüs’ü ilhak etmesini tanımayan birtakım kararlar almasına rağmen ilhak işlemlerinin durdurulması, işgalin sona erdirilmesi ve “yahudileştirme” faaliyetlerinin önlenmesi için hiçbir tedbir almamıştır.

BM, Kudüs konusunda sürekli ikili oynayarak hem siyonistlerin şehir üzerindeki saltanatlarını kuvvetlendirmelerine yardımcı olmaya hem de teşkilatın prestijini kurtarmaya çalışmıştır. BM’in Kudüs‘le ilgili kararlarıyla siyonist işgal rejiminin Kudüs’e yönelik işgalci tutumu karşısındaki tavrı yan yana getirildiğinde bu gerçek bütün açıklığıyla ortaya çıkar.

Kudüs’ün Batı kesiminin siyonistler tarafından işgal edildiği 1948’den buyana BM tarafından Kudüs’le direk veya dolaylı ilgisi bulunan kırk civarında karar çıkarıldı. Bunlardan 10 Mart 1948 tarihli karar Kudüs halkının ve şehirdeki tarihi mirasın korunmasını öngörmektedir. 11 Ekim 1948 tarihli karar bu şehre özel bir uluslararası statü vermektedir. 9 Aralık 1948 tarihli karar Kudüs’ün BM kontrolünde ayrı bir şehir olarak ele alınmasını öngörmektedir. 10 Aralık 1949 tarihli ve 356 sayılı Genel Kurul kararında Kudüs’e uluslararası bir statü verildiği ve İsrail’in burayı başkent ilan edemeyeceği bildirilmektedir. 20 Aralık 1949 tarihli ve 111 sayılı kararda da İsrail’in bazı hükümet dairelerini ve bakanlıkları Kudüs’e taşımasına karşı bazı tedbirler alınması öngörülmekte ve İsrail’in tutumu kınanmaktadır. 4 Temmuz 1967 tarihli karar Kudüs şehrinin kimliğinin İsrail tarafından değiştirilmesine karşı çıkmaktadır. Daha sonra İsrail’in Kudüs’teki askeri törenlerini ve BM kararlarına uymamasını kınayan, işgalcilerin bu şehrin kimliğini değiştirme girişimlerini önlemek için tedbirler alınmasını öngören, Kudüs’teki kültür mirasının korunması için çalışmalar yapılmasını isteyen ve İsrail’i bu çalışmalara engel olmamaya çağıran vs. türden birçok karar alındı. Ancak siyonist işgal rejiminin 1967’de Doğu Kudüs’ü işgalinden ve şehrin bu kesimini de ilhak kararı almasından sonra BM’in aldığı kararların çoğu sadece birtakım kınama kararlarından ibaret kalmıştır. Bu kararların tamamı da kağıt üzerinde kaldı ve İsrail’in Kudüs’le ilgili bütün BM kararlarına muhalif hareket etmesine rağmen ona karşı en ufak bir yaptırım uygulamasına başvurulmadı. Son olarak Doğu Kudüs’teki istimlak çalışmalarının kınanmasına dair BM kararının da ABD tarafından veto edildiği bilinmektedir. Bütün ahlaki ve insani değerlere aykırı olan, aynı zamanda BM’in Kudüs’le ilgili tüm kararlarına ters düşen ABD vetosu işgalcilere iyice cesaret kazandırdı.

Görünüşte BM’in Kudüs’le ilgili kararları hala geçerliliğini korumaktadır. Bu kararlara göre siyonist işgal rejiminin bu şehri başkent ilan etmesi, Doğu Kudüs’ü ilhakı hala geçersizdir. Bunun yanı sıra gerek Doğu Kudüs’te ve gerekse Batı Yaka‘da kurulmuş olan yahudi yerleşim merkezlerinin kaldırılması gerekir. Örneğin BM Güvenlik Konseyi’nin 22 Mart 1979 tarihli ve 446 sayılı, 20 Temmuz 1979 tarihli ve 452 sayılı, 1980 tarihli ve 465 sayılı kararları söz konusu yahudi yerleşim merkezlerinin kaldırılmasını istediği halde bu konuda İsrail’e hiçbir baskı uygulanmamıştır. Aksine siyonist işgal yönetiminin yerleşim merkezlerini artırmasına göz yumulmuştur. Bugün işgal yönetimi buralara yerleştirilen yahudilerin nüfuslarını gerekçe göstererek Kudüs’te yahudilerin Müslümanlardan sayıca daha çok olduğunu dolayısıyla bu şehrin Müslümanlara verilemeyeceğini ileri sürmeye hazırlanıyor. Bu, işgalcilerin şu an yaptıkları açıklamalardan anlaşılıyor. İşgalciler daha görüşmeler başlamadan bu gerekçeye başvuracaklarını ortaya koyarlarken BM adına hiç kimse kalkıp o yerleşim merkezlerinin BM kararlarına aykırı bir şekilde kurulduğunu dolayısıyla kaldırılması gerektiğini söylemiyor. Sadece BM değil “Filistin tarafı” sıfatıyla Kudüs’le ilgili görüşmelere katılacaklarını ileri sürenler bile bu hususa parmak basma ve siyonistlerin söz konusu gerekçelerinin uluslararası hukuk açısından hiçbir geçerliliğinin olamayacağını söyleme cesareti gösteremiyorlar.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: