İsrailin Suikast Politıkası

Bölgede şiddetin durdurulmasını ve 2005 yılında bağımsız Filistin devletinin kurulmasını öngören „Yol Haritası“nın 4 Haziran 2003’te Ürdün’de yapılan zirvede taraflarca kabul edilmesinin ardından, İsrail’in başta Hamas liderleri olmak üzere Filistinlilere yönelik suikast girişimleri arttı. İsrail devletinin bizzat yönlendirdiği suikastlar belli bir hedefe yönelik olmasının yanı sıra çok sayıda masum Filistinlinin hayatını kaybetmesine neden oldu. İşgal altındaki Filistin topraklarında İntifada sonrası, tüm ölüm vakaları arasında İsrail’in suikast politikası nedeniyle hayatını kaybedenlerin oranı %13’u bulmaktadır. İntifada sonrası İsrail’in izlediği suikast politikası nedeniyle hayatını kaybedenlerin yıllara göre dağılımı aşağıdaki şekildedir:

Ölümler İlk Yıl İkinci Yıl Üçüncü Yıl Toplam Ölü Hedef alınanlar 35 70 90 195Siviller 19 44 51 114 309
İsrail, öldürmek istediği şahsın evine, işyerine ya da seyahat ederken arabasına saldırı düzenlemek suretiyle bu suikastları gerçekleştirmektedir. Haziran 2002’de Gazze’de suikast amaçlı gerçekleştirilen saldırılar, bölgede katliam havası estirmiştir. İsrail’in Gazze’nin Rafah bölgesinde helikopterlerle yaptığı saldırıda Hamas’ın askeri kanadına mensup kişilerin de içinde bulunduğu altı Filistinli hayatını kaybederken, 10 kişi de yaralanmıştır. ABD’nin verdiği Apache helikopterleriyle yapılan saldırıda iki ticari taksiye altı füze atılmıştır. Saldırıda Hamas’ın askeri kanadı İzzettin El Kassam Birlikleri’nden Yasir Ebu Rızk, Emir Kafa, Bessam Ebu Rızk Yusuf Ebu Bessam ve Yusuf Ebu Rızk kardeşler hayatlarını kaybetmiştir. Temmuz 2002’de de El Aksa Şehitleri Tugayı’nın Gazze sorumlusu Cihad El Ömereyn bombalı suikast eylemiyle öldürülmüştür.
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Nisan ayında başlattığı ve Filistin bölgelerini hedef alan operasyonuyla en önemli hedefini gerçekleştirdiğini ve İsrail’in en çok arananlar listesinde yer alan Filistin örgütlerinin lider kadrolarının hemen hemen tamamının operasyonlar çerçevesinde tutuklandığını veya öldürüldüğünü açıklamıştır. Yine Haziran 2003’te Filistin’in önde gelen silahlı gruplarından Hamas’ın siyasi lideri Abdülaziz el Rantisi’ye füzeli suikast girişimi gerçekleştirilmiştir. Rantisi, suikasttan yaralı olarak kurtulurken, olay sırasında bir korumasıyla birlikte üç kişi hayatını kaybetmiş, 27 kişi de yaralanmıştır.
İsrail’in bu şekilde devlet eliyle işgali altında bulunan Filistin topraklarında bizzat hedef alarak sivillere saldırması uluslararası hukuka ve taraf olduğu Cenevre Sözleşmesi’ne aykırı bulunmaktadır. Sözleşme, işgal altında bulunan topraklarda yaşayan sivillerin silahlanması ya da saldırgan tavırlar içerisine girmesine dair kesin hükümler içermektedir. Uluslararası hukukta yer alan genel prensiplere ve Cenevre Sözleşmesi’ne göre, işgal gücüne karşı silahlı bir eylem içerisinde bulunan siviller sadece „gerçekleştirdikleri eylem sırasında“ korunma statüsünden mahrum kalmaktadırlar. Siviller eylemlerinden dolayı sorguya çekilebilir ve yargılanabilirler, ancak çatışma durumu ya da silahlı saldırıda bulundukları zaman dilimleri dışında saldırıların hedefi olamazlar.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: