İsrailin bilinçli hedefi siviller

Aksa İntifadası’nın başladığı Eylül 2000’den 29 Eylül 2003 tarihine kadar 2.229 Filistinli, İsrail askerlerinin ve yerleşimcilerin saldırıları sonucunda hayatını kaybetmiştir. İşgal altındaki Filistin topraklarında İsrail güçleri tarafından öldürülen Filistinlilerin yıllara göre dağılımı aşağıdaki iki tabloda verilmiştir: Yıllar Ölüm oranları Ölü Sayısı İlk yıl (2001) % 26.5 591 İkinci yıl (2002) % 46.9 1.045 Üçüncü yıl (2003) % 26.6 593 Toplam 2.229Öldürülme durumları Ölüm oranları Ölü Sayısı Gösteriler % 15.9 355 İsrail saldırıları % 55.6 1.240 Suikastlar % 13.8 309 Diğerleri % 14.7 328
Filistinli sivillerin ve güvenlik güçlerinin öldürdüğü İsrailli sivil ve güvenlik gücü sayısı ise ölen Filistinlilerle karşılaştırıldığında bir hayli azdır. Yine bu dönemde binlerce Filistinli yaralanmıştır. Bu rakamlar iki taraf arasındaki güç asimetrisinin ne kadar büyük olduğunu göstermektedir. Tankları, uçakları ve savaş gemileri ile tam teçhizatlı bir orduya Filistinli gençler ve çocuklar taş, sopa ve sapanlar ile karşı koymaktadır. Filistin hastaneleri, okulları, mülteci kampları ve sivil yerleşim alanları saldırı helikopterleri, F-16 savaş uçakları ve Merkava tankları ile korunmuş İsrail askerlerinin merhamet duygularından yoksun saldırılarına günübirlik maruz kalmaktadır. tarafındaki ölüm ve yaralanmaların çoğu gerçek mermi, plastik mermi ve göz yaşartıcı bombalar sebebiyle gerçekleşmiştir. Ölüm ve yaralanmaların çoğu ise A alanı çevresinde, yerleşim bölgelerine giden yollarda veya bunların kavşak noktalarında meydana gelen gösteri ve çatışmalarda vuku bulmuştur. Filistinlilerin ölüm ve yaralanmalarında sorumlu olan, ağır silahlarla Filistinlilere saldıran İsrail askerlerinin öldürüldüğüne veya ağır bir biçimde yaralandığına dair örnekler ise oldukça azdır. İntifadanın başlarında İsrail’in kullandığını iddia ettiği plastik mermiler aslında ince kauçuk ile çevrili, belirli bir hedefe dağılıp maksimum zarar veren metal mermilerdir. Dolayısıyla İsrail askerleri, iddia ettikleri gibi çatışmayı sınırlayıcı bir taktik yerine tam tersine karşısındakine bedensel zarar vermeyi ve hatta öldürmeyi hedefleyen metotlarla savaşmaktadırlar.
Siviller kasten, yollardaki araçlar ise gelişigüzel hedef alınmaktadır. Yoğun nüfuslu yerleşim bölgelerine ağır ateş açılmaktadır. „Aranan“ kişilerin veya canlı bombacıların ailelerinin evleri, çevredeki diğer bütün binalara da ağır hasar vererek havaya uçurulmuştur.
İsrail silahlı kuvvetleri ayrıca, Sözleşmeleri’nin 3. maddesini ihlal ederek, silahlı çatışma durumlarında özel koruma görmesi gereken kadın ve çocukların bulunduğu yerleri bombalamakta, yine esirleri de öldürmektedir. Bu maddeye göre,
Silahlı çatışmaların doğrudan tarafı olmayan kişilere;
Yaşama, vücut bütünlüğüne ve kişiliğine saldırı, her türlü öldürme, sakatlama, vahşi davranışa, işkence ve kötü muameleye,
Rehin almaya,
Kişilerin onurlarına tecavüz, özellikle hakaretvari ve haysiyet kırıcı davranışlara karşı,
uygar ülkelerde gerekli olarak kabul edilen adil yargılama özelliklerine sahip bir mahkeme tarafından önceden bir yargılama olmaksızın verilen mahkumiyet kararları ve idam cezalarının infazı konularında her koşulda güçlü bir koruma getirmektedir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: