Fadlallah: Ey Müslümanlar birleşin

 

İslam dünyasının tanınmış Lübnan’lı alimlerinden Fadlallah, Müslümanları birleşmeye çağırdı.

Bahreyn’de yayımlanan El-Vasat gazetesine son olayları değerlendiren Lübnan Hizbullah’ının manevi lideri Muhammed Hüseyin Fadlallah, makalesinde “Uluslararası toplum İsrail’in yaptıklarına sessiz kalırken, tüm Müslümanlar Filistin ve Lübnan direnişinden ders almalı. Mezhep ayrımcılığı yüzünden yapılan saldırılara teslim olmak yerine direniş için birleşmeliyiz” dedi. İşte Fadlallah’ın el-Vasat’ta yayımlanan makalesini tümü:


İsrail, bütün askeri teknolojisiyle Lübnanlılara karşı savaşa girdi. Lübnan’daki altyapıyı yıktı, köprüleri bombalayarak güneyle bağlantıları kesti. Yine çocuk, kadın, genç ve yaşlı sivilleri öldürdü. Arap ve Müslümanlara yönelik tarihi kininin etkisiyle, insanların evlerini soğukkanlılıkla başlarına yıktı. Bu durum, Siyonist zihniyetinde saklı vahşetin kanıtı. Tüm bunlar, direnişin bir operasyonla sekiz askerini öldürüp ikisini de esir alarak İsrail’in zayıflığını ortaya koymasından sonra gerçekleşti.

İsrail Filistin’den Lübnan’a uzanan bir savaşa girişirken, ABD, Fransa ve Britanya, BM Güvenlik Konseyi’nden İsrail’i kınayacak bir kararın çıkmasını engelliyor ve katliamlara ‘kendini savunma’ sıfatını vermek için diplomatik bir savaşa önderlik ediyordu. Lübnan bakanlar kurulunun olağanüstü toplantısındaysa dış baskılar ön plandaydı. Toplantıdan Lübnan’daki siyasi sahnenin kırılgan olduğu görüntüsü veren bir bildiri çıktı. Zira, ABD ve Fransa elçilikleriyle BM genel sekreterinin Lübnan’daki özel temsilcisi hükümete baskı yapmıştı. Bu yabancı elçiler, direnişe karşı güçlü ve net bir tutum alınmasını talep edip İsrail hükümetinin Lübnan’ın altyapısını tümüyle yerle bir etme tehdidini aktarmıştı. Böylece, Lübnanlı otoritelerin Siyonist saldırılarla mücadelede özgür bir tutum almalarını engelleyen yeni baskılar ortaya çıkmıştı.

Fransa hayal kırıklığına uğrattı

Arap ve İslam dünyasında halklarımızı siyasi, ekonomi ve güvenlik açısından vuran tüm trajedilerin ardında, İsrail’in öldürdüğü her sivilin, yıktığı her evin ve sürdüğü her insanın sorumluluğunu üstlenen ABD var. Çünkü ABD dünyadaki şer ekseninin timsali ve terörün üssü. Mustazaflar (ezilmişler, zayıflar), ABD ve Siyonist müttefikiyle mücadelede, onların konumlarını zayıflatacak ve insan haklarından dem vuran söylemlerinin iç yüzünü ortaya çıkaracak tüm araçları kullanmalı.

Siyonist savaşla karşılaştığımız bir zamanda, düşman İsrail’in korunaklı mevzilerini vurmasından ve burnunu yere sürtmesinden ötürü direnişi kutluyoruz. Lübnan ordusunun, direnişin yanında yer alarak düşman uçaklarına kahramanca karşı koyuşunu takdir ediyoruz, sorumlu hareket eden ve birçokları gibi kaçmayan yönetimi selamlıyoruz. Tüm Lübnan halkının da düşmana karşı güçlü birlik içinde durmasını ve ahenksiz seslere kulak vermemesini istiyoruz.
Diğer yandan, Fransa’nın değersiz ve aldatıcı birkaç söz dışında hiçbir şart koşmaksızın Filistin ve Lübnan’a karşı Siyonist düşmanın yanında yer almasından dolayı hayal kırıklığına uğradık. Avrupa da, düşündüğümüz gibi inandığı insani değerlerinden uzaklaşarak ABD’nin siyasi baskılarının etkisi altına girdi; kendisini Arap ve Müslümanlara karşı düşman konumuna soktu.

Öte yandan, Amerikan darbesiyle düşen Arap rejimleri, Arap mantığından çok İsrail mantığına yaklaştı. Bu yüzden, Filistinli ve Lübnanlı esirlerin değil de Siyonist askerlerin serbest bırakılması için harekete geçiyorlar. Çünkü ABD onlardan bunu istiyor ve böylece halklarının onurlarını korumak için sokaklara dökülmesini engelliyorlar.


Irak’ta mezhep savaşı engellenmeli

Tarihi boyunca Sünni ve Şiiler arasında mezhep fitnesi yaşamayan Irak’taysa, bir yandan tekfirci çevreler diğer yandan işgal güçleri halkın birbirine düşmanlaşması ve işgalin başarısı için çalışıyor. Gerçek trajedi, insanların kimliklerine göre öldürülmesidir. Bu durum, İslam kültürünü diriltmeye çalışan bizlerin yenilgisini getirecek. Bu yüzden, sorumluluğu Sünni ve Şii âlimlerde buluyorum. Âlimler, düşmanlığa son vermek ve işgalin Irak’taki Müslümanlar arasında uçurum oluşturma hedefini gerçekleştirmesinin önüne geçmek için harekete geçmeli. Irak’taki Sünni ve Şii âlimlerden, uydu kanalları aracılığıyla mezhepçi söylemde bulunmamalarını istiyorum. Âlimleri ve İslam dünyasındaki tüm Şii ve Sünni hareketleri geniş bir birlikteliğe çağırıyorum. Hızla harekete geçmezsek bu fitne her şeyi yakıp yıkacak ve ümmetin davalarını bitirecek. Mezheplerarası şiddete yönelenler, ümmeti kanlı savaşlar içinde başkalarının rehinesi kılmak yerine direnişin Lübnan ve işgal altındaki Filistin’deki eylemlerinden ders almalı.

Bombay’da geçen hafta yapılan katliam gibi masumları hedef alan saldırıları da kınıyoruz. Müslümanlar olarak, bazen din, bazen de başka isimler adına bu suçları işleyenlere karşı tutum almalıyız. Etnik ve dini kimliklerini dikkate almaksızın dünyadaki tüm mazlumların ve masumların yanında olmalıyız.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: