<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>FiLiSTiN - Palestine - فلسطين</title>
	<atom:link href="http://filistin.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://filistin.wordpress.com</link>
	<description>palestine - filistin - die for israel terror - israel -</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Jun 2011 09:01:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='filistin.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>FiLiSTiN - Palestine - فلسطين</title>
		<link>http://filistin.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://filistin.wordpress.com/osd.xml" title="FiLiSTiN - Palestine - فلسطين" />
	<atom:link rel='hub' href='http://filistin.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>1936-1939 Olayları</title>
		<link>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/1936-1939-olaylari/</link>
		<comments>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/1936-1939-olaylari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Jan 2007 20:19:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>filistin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Filistin Tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/1936-1939-olaylari/</guid>
		<description><![CDATA[v936-1939 Olayları 1936&#8242;da bir araya gelen Arap liderleri Yahudilere karşı mücadelede önderlik edecek Arap Yüksek Komitesi&#8217;ni kurdular ve başlattıkları genel grevi ulusal bir ayaklanmaya dönüştürdüler. Bunun üzerine Filistin&#8217;e gelen bir komisyon, Yahudilerle Arapların aynı devlet içinde yer almasının mümkün olamayacağını, Filistin&#8217;in bölüştürülmesi gerektiğini öneren Peel Raporu’nu yayınladı. Bu rapor Filistinlilerin bağımsızlıklarını gölgeleyecek şekilde topraklarını ikiye [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=filistin.wordpress.com&amp;blog=318675&amp;post=897&amp;subd=filistin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>v<em>936-1939 Olayları<br />
</em>1936&#8242;da bir araya gelen Arap liderleri Yahudilere karşı mücadelede önderlik edecek Arap Yüksek Komitesi&#8217;ni kurdular ve başlattıkları genel grevi ulusal bir ayaklanmaya dönüştürdüler. Bunun üzerine Filistin&#8217;e gelen bir komisyon, Yahudilerle Arapların aynı devlet içinde yer almasının mümkün olamayacağını, Filistin&#8217;in bölüştürülmesi gerektiğini öneren <em>Peel Raporu’nu</em> yayınladı. Bu rapor Filistinlilerin bağımsızlıklarını gölgeleyecek şekilde topraklarını ikiye böldüğü için Arapların ayaklanmasının daha da şiddetlenmesine neden oldu.1936-1939 yılları arasında köyden kente bölgenin her yerine yayılan bu ayaklanmalar diğerlerinden farklı olarak Yahudileri değil, İngilizleri hedef almaktaydı ve bu Filistinlilerin haklı tepkilerini koydukları en büyük direniş hareketiydi. Batılılar, Filistin’de Yahudi olmayan halkın varlığından Arap isyanının (1936-1939) o ünlü direnişi ile haberdar olmuşlardı. Ortadoğu’daki dengeleri korumak isteyen İngiltere bu gelişmelerin ardından önemli bir tutum değişikliği ifade eden <em>Beyaz Belge’yi</em> yayınladı. Bu belgede esas olarak, Filistin’de bir Yahudi devletinin kurulmasının İngiliz siyasetinin parçası olmadığı, gelecek yıllarda yeni mültecilerin kabulünün Arap nüfusun onayına tabi tutulacağı açıklanmaktaydı. Filistin&#8217;de Arap ve Yahudilerden oluşan iki uluslu bir devlet kurulmasını ve göçmen sayısının beş yıl içinde toplam 75.000 olarak dondurulmasını öneren bu belge Siyonistleri şok etti. Filistin büyük ayaklanmasını durdurmayı amaçlayan bu belge farklı direniş grupları arasında bölünmeye yol açarak İngilizlerin umduğu sonucu sağladı ve ayaklanma kolaylıkla bastırılmış oldu. Bu belgeye tepki gösteren dönemin ABD Başkanı Herry Truman, İngiltere&#8217;den derhal 100.000 Yahudi’nin Filistin&#8217;e girmesine izin verilmesini ve göç limitlerinin kaldırılmasını talep etti.<br />
İngiltere tarafından yayınlanan Beyaz Belge (White Document) Filistin’de yeni bir dönemin habercisi olmuştur. Siyonistler daha sonra „Kara Belge“ adını verdikleri bu yeni belgeden sonra artık İngiliz Manda yönetimini de faaliyetlerinde hedef almaya başladılar. Ancak Siyonist hareketin gelişimi için İngiliz mandası önemli bir fırsat olmuştu. İngiliz mandasının onaylandığı 1922 yılından 1940 yılına kadar Yahudi nüfusu 83.790’dan 467.000’e (bu dönemde 1.528.000 nüfusun üçte biri) ve Yahudi halkın sahip olduğu toprak da 60.100 hektardan 155.200 hektara çıktı.</p>
<p><a href="http://filistanbul.com/content/view/204/27/" target="_blank">Kaynak</a></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/filistin.wordpress.com/897/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/filistin.wordpress.com/897/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/filistin.wordpress.com/897/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/filistin.wordpress.com/897/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/filistin.wordpress.com/897/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/filistin.wordpress.com/897/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/filistin.wordpress.com/897/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/filistin.wordpress.com/897/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/filistin.wordpress.com/897/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/filistin.wordpress.com/897/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/filistin.wordpress.com/897/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/filistin.wordpress.com/897/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/filistin.wordpress.com/897/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/filistin.wordpress.com/897/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/filistin.wordpress.com/897/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/filistin.wordpress.com/897/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=filistin.wordpress.com&amp;blog=318675&amp;post=897&amp;subd=filistin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/1936-1939-olaylari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c1f9194d21aafe3daead6ae9e1364b1b?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">filistin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Manda yönetimi</title>
		<link>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/manda-yonetimi/</link>
		<comments>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/manda-yonetimi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Jan 2007 20:17:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>filistin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Filistin Tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/manda-yonetimi/</guid>
		<description><![CDATA[Manda Yönetimi 1917’de fiilen başlamış olan İngiliz yönetimi 25 Nisan 1920’de yapılan San Remo Konferansı’nda Filistin üzerinde İngiliz Mandası’nın kabul edilmesiyle garanti altına alınmış oldu. İki yıl sonra da Filistin tamamen İngiliz yönetimine bırakıldı ve Siyonist olduğu açıklanan Sir Herbert Samuel Filistin’e ilk İngiliz Yüksek Komiseri olarak gönderildi. I. Dünya Savaşı’nın sona ermesinin hemen ardından [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=filistin.wordpress.com&amp;blog=318675&amp;post=896&amp;subd=filistin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Manda Yönetimi<br />
</em>1917’de fiilen başlamış olan İngiliz yönetimi 25 Nisan 1920’de yapılan San Remo Konferansı’nda Filistin üzerinde İngiliz Mandası’nın kabul edilmesiyle garanti altına alınmış oldu. İki yıl sonra da Filistin tamamen İngiliz yönetimine bırakıldı ve Siyonist olduğu açıklanan Sir Herbert Samuel Filistin’e ilk İngiliz Yüksek Komiseri olarak gönderildi.<br />
I. Dünya Savaşı’nın sona ermesinin hemen ardından Balfour Deklarasyonu’ndan cesaret alan çok sayıda Yahudi Avrupa’dan Filistin’e göç etti. 1920 Eylül&#8217;ünde 16.500 kişilik bir Yahudi grubunun Filistin&#8217;e göç etmesi kararı alındı. Bu da Filistinler arasında Yahudi karşıtı söylemi güçlendirdi. Bunun akabinde 1921 yılının Mayıs ayında Kudüs’te büyük bir ayaklanma çıktı ve ayaklanma polis ve asker tarafından güçlükle bastırılabildi. Bölgeye gönderilen Haycraft Araştırma Komisyonu’nun raporuna göre Yahudi karşıtı Filistin hareketinin nedeni, Yahudilerin göçü nedeniyle bölgede siyasi ve ekonomik dengelerin bozulması, Filistinliler arasında işsizliğin artması ve buna bağlı olarak Filistinlilerin geleceğe dair endişeleridir. <span id="more-896"></span>Arap liderlerinden oluşan delegasyon 21 Şubat 1922’de Londra’ya giderek Koloni Bakanlığı’na Filistin halkının Balfour Deklarasyonu’nu veya manda rejimini kabul etmediklerini ve ulusal bağımsızlık istediklerini bildirdi. Bu gelişmenin ardından İngiliz hükümeti 1 Temmuz’da, kendilerinin bütünüyle Yahudi bir Filistin yaratmak niyetinde olmadığını belirtmekle birlikte göç yoluyla Filistin’de Yahudi nüfusunun her geçen gün artmasına imkan veren Balfour Deklarasyonu’ndan taviz verilemeyeceğini bildiren <em>Churchill Beyaz Bildirisi</em> olarak nitelendirilen açıklamayı yayınladı. Bu bildiriyle eski Ürdün Filistin’den ayrıldı. Aynı yıl 21 Temmuz’da da Filistin mandası, Milletler Cemiyeti Konseyi tarafından onaylandı. İngiliz mandasının onaylanmasının ardından, 1923-1929 yılları arasında Filistin, nispeten sakin bir dönem geçirdi. Bu dönemde her iki toplum da, manda rejiminin sonunda Filistin’in geleceğinin halkların nüfuslarına ve sahip oldukları toprak oranlarına göre belirleneceğini anlamış oldu. Bu nedenle Filistinliler Yahudi göçünü haklı olarak engellemeye, Yahudiler de göç yoluyla buradaki nüfuslarının ve topraklarının artmasını sağlamaya yönelik faaliyetlere giriştiler.<br />
1928 yılının ikinci yarısında ekonomik krizin de etkisiyle Filistinliler ve Yahudiler arasındaki düşmanlık yeniden canlanmaya başladı. Bunda hiç şüphesiz manda yönetiminin kuvvetli bir etkisi bulunmaktaydı. Manda, görünürde İngilizlerin Araplara ve Yahudilere karşı yükümlülükleri olduğu anlamına gelse de yönetimin belirlenmesinde Arap tarafın hiçbir dahli olmamış, İngilizler bu işi Yahudilerle halletme yoluna gitmişti. Aslında bu tavırla Filistin’deki Müslümanların varlıklarının bile kabul edilmediği açık bir şekilde ifade ediliyordu.<br />
15 Ağustos 1929’da Ağlama Duvarı’nda Yahudiler bir gösteri düzenlediler ve Filistinliler de hemen ertesi gün bir gösteri düzenleyerek buna cevap verdiler. 1928-1929 olayları bölgede gerginliği artırdı. Bölgeye Mart 1930’da Walter Shaw liderliğinde gönderilen Araştırma Komisyonu Ekim ayında yayınladığı <em>Beyaz Bildiri</em> olarak adlandırılan raporda, gösterilerin nedeni; Filistinlilerin siyasi ve ulusal amaçları ile Yahudilerin çıkarlarının çatışması ve Filistinlilerin geleceğe dair duydukları ekonomik endişe olarak açıklandı. Siyonist hareket bunu Yahudi göçüne sınırlama getiren ve Filistinliler lehine görünen 1922 tarihli <em>Churchill Beyaz Bildirisi’ne</em> dönüş olarak yorumlamadı. Ancak bildirinin aksine, Almanya’da 1930’lardan itibaren Yahudi karşıtı hareketlerin gelişmesine paralel olarak, Filistin’e göç eden Yahudi sayısında önemli oranda artış oldu. Filistin’e göç eden Yahudi sayısı 1934’te 40.000 iken, 1935’te 62.000 oldu.<br />
Bölgede Yahudi nüfusunun hızlı bir şekilde artması Arap muhalefetinin güçlenmesine neden oldu. 1931 yılının Aralık ayında Kudüs’te 22 ülke temsilcisi Siyonist tehlikeye karşı Müslüman Ülkeler Kongresi’nde bir araya geldiler. 1932 yılında İstiklal Partisi ve Ulusal Gençliğin Millet İdaresi (Congress Executive of Nationalist Youth) kuruldu. 1935 yılına gelindiğinde Yahudi nüfusunun artmasıyla kendi vatanlarında ikinci sınıf vatandaş konumuna düşürülen Filistinlilerin tepkisi doruk noktasına ulaştı. Bu zamana kadar birbirinden bağımsız olarak hareket eden altı Arap siyasi partisinden (İstiklal Partisi hariç) beşi bir araya gelerek işbirliği kararı aldı.<a href="http://filistanbul.com/content/view/205/27/" target="_blank">Kaynak</a></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/filistin.wordpress.com/896/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/filistin.wordpress.com/896/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/filistin.wordpress.com/896/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/filistin.wordpress.com/896/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/filistin.wordpress.com/896/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/filistin.wordpress.com/896/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/filistin.wordpress.com/896/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/filistin.wordpress.com/896/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/filistin.wordpress.com/896/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/filistin.wordpress.com/896/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/filistin.wordpress.com/896/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/filistin.wordpress.com/896/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/filistin.wordpress.com/896/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/filistin.wordpress.com/896/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/filistin.wordpress.com/896/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/filistin.wordpress.com/896/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=filistin.wordpress.com&amp;blog=318675&amp;post=896&amp;subd=filistin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/manda-yonetimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c1f9194d21aafe3daead6ae9e1364b1b?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">filistin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Balfour Deklarosyonu</title>
		<link>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/balfour-deklarosyonu/</link>
		<comments>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/balfour-deklarosyonu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Jan 2007 20:16:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>filistin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Filistin Tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/balfour-deklarosyonu/</guid>
		<description><![CDATA[Balfour Deklarasyonu İngiliz Dışişleri Bakanı Arthur Balfour daha sonra „Balfour Deklarasyonu“ olarak adlandırılacak olan mektubu 2 Kasım 1917’de Siyonist lider Lord Rothschild’e gönderdi. Balfour, İngiltere’nin Filistin’de bir Yahudi devletinin kurulması için tüm imkanlarını kullanacağını bildiriyordu: 1- Filistin’de ulusal vatanın temini konusunda İngiliz desteği, 2- Bu amacın gerçekleşmesi için İngilizlerle işbirliği,3- Filistin’de Yahudi olmayan bir ülkedeki [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=filistin.wordpress.com&amp;blog=318675&amp;post=895&amp;subd=filistin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Balfour Deklarasyonu<br />
İngiliz Dışişleri Bakanı Arthur Balfour daha sonra „Balfour Deklarasyonu“ olarak adlandırılacak olan mektubu 2 Kasım 1917’de Siyonist lider Lord Rothschild’e gönderdi. Balfour, İngiltere’nin Filistin’de bir Yahudi devletinin kurulması için tüm imkanlarını kullanacağını bildiriyordu:<br />
1- Filistin’de ulusal vatanın temini konusunda İngiliz desteği,<br />
2- Bu amacın gerçekleşmesi için İngilizlerle işbirliği,<span id="more-895"></span>3- Filistin’de Yahudi olmayan bir ülkedeki Yahudilerin sahip olduğu haklara ve statüye zarar verecek herhangi bir şeyin yapılmaması. (Bu tarihte 700.000 olan Filistin nüfusunun 574.000’i Müslüman, 74.000’i Hıristiyan ve 56.000’i Yahudi idi)<br />
Balfour Deklarasyonu Süveyş Kanalı’na yönelik bir tampon bölge oluşturmak veya dünya Yahudilerinin desteğini müttefiklere kazandırmak için İngilizlerin yaptığı bir plan olmaktan öte Siyonist hareketin İngiliz desteğini sağlamak için gerçekleştirdiği planlı bir girişimin sonucuydu. Balfour Deklarasyonu aynı zamanda ABD tarafından da kabul edilmişti. Savaşın galiplerinden olan ABD’nin Kongre ve Temsilciler Meclisi’nin 21 Eylül 1922 tarihli oturumunun karar bildirgesi „ABD Filistin’de Yahudilere milli yurt kurulmasına taraftardır“ şeklinde tamamlanmaktadır. Bu şekilde Balfour Deklarasyonu, Siyonist politikanın birinci evresinin ilk yarısını noktalıyordu.</p>
<p><a href="http://filistanbul.com/content/view/206/27/" target="_blank">Kaynak</a></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/filistin.wordpress.com/895/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/filistin.wordpress.com/895/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/filistin.wordpress.com/895/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/filistin.wordpress.com/895/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/filistin.wordpress.com/895/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/filistin.wordpress.com/895/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/filistin.wordpress.com/895/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/filistin.wordpress.com/895/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/filistin.wordpress.com/895/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/filistin.wordpress.com/895/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/filistin.wordpress.com/895/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/filistin.wordpress.com/895/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/filistin.wordpress.com/895/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/filistin.wordpress.com/895/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/filistin.wordpress.com/895/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/filistin.wordpress.com/895/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=filistin.wordpress.com&amp;blog=318675&amp;post=895&amp;subd=filistin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/balfour-deklarosyonu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c1f9194d21aafe3daead6ae9e1364b1b?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">filistin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Birinci Dünya savaşında Siyonist Hareket</title>
		<link>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/birinci-dunya-savasinda-siyonist-hareket/</link>
		<comments>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/birinci-dunya-savasinda-siyonist-hareket/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Jan 2007 20:15:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>filistin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Filistin Tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/birinci-dunya-savasinda-siyonist-hareket/</guid>
		<description><![CDATA[I. Dünya Savaşı Sırasında Siyonist Hareket ve Filistin Ortadoğu’ya güçlü bir şekilde yerleşmek için bekleyen İngiltere ve Fransa için I. Dünya Savaşı bulunmaz bir fırsat olarak görüldü. Savaşta Osmanlı-Alman İttifakı’nın karşısında yer alan bu güçler, Osmanlı’nın Ortadoğu’daki topraklarında yaşayan Arap halkı Osmanlı’ya karşı harekete geçirmeyi başardılar. Şerif Hüseyin ve Mc Mahon arasında uzun yazışmalar sonrasında [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=filistin.wordpress.com&amp;blog=318675&amp;post=894&amp;subd=filistin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>I. Dünya Savaşı Sırasında Siyonist Hareket ve Filistin<br />
</em>Ortadoğu’ya güçlü bir şekilde yerleşmek için bekleyen İngiltere ve Fransa için I. Dünya Savaşı bulunmaz bir fırsat olarak görüldü. Savaşta Osmanlı-Alman İttifakı’nın karşısında yer alan bu güçler, Osmanlı’nın Ortadoğu’daki topraklarında yaşayan Arap halkı Osmanlı’ya karşı harekete geçirmeyi başardılar. Şerif Hüseyin ve Mc Mahon arasında uzun yazışmalar sonrasında yapılan anlaşmaya göre Arapların itilaf devletlerine sağlayacağı destek karşılığında İngiltere Filistin’i de içeren Arap topraklarına bağımsızlık sözü verdi.<span id="more-894"></span>Savaşın sonunda Filistin tarihinde İngiliz hakimiyeti olarak adlandırılan ve II. Dünya Savaşı’na kadar sürecek olan yeni bir dönem başlamış oldu.<br />
I. Dünya Savaşı sırasında Filistin’in geleceği iyice belirsiz bir hal aldı ve bu da Siyonist hareket için önemli bir fırsat oldu. 1916 yılında İngiltere ve Fransa arasında Arap topraklarını paylaşmayı öngören Sykes Picot Anlaşması imzalandı. Lübnan ve Suriye Fransa, Ürdün ve Irak İngiltere kontrolüne, Kudüs de uluslararası yönetime bırakıldı. Sykes Picot Anlaşması, Siyonizm taraftarı İngiliz hükümeti tarafından yönetilen bir manda yerine, Filistin’in uluslararası denetimini getirdiği için bir anlamda Siyonistlerin isteklerinin aleyhineydi. Ancak Arap denetimi ihtimalini de tamamen ortadan kaldırıyor ve Filistin’i kontrol altına almaları yolunda Siyonistlere zaman kazandırıyordu.</p>
<p><a href="http://filistanbul.com/content/view/207/27/" target="_blank">Kaynak</a></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/filistin.wordpress.com/894/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/filistin.wordpress.com/894/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/filistin.wordpress.com/894/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/filistin.wordpress.com/894/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/filistin.wordpress.com/894/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/filistin.wordpress.com/894/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/filistin.wordpress.com/894/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/filistin.wordpress.com/894/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/filistin.wordpress.com/894/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/filistin.wordpress.com/894/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/filistin.wordpress.com/894/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/filistin.wordpress.com/894/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/filistin.wordpress.com/894/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/filistin.wordpress.com/894/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/filistin.wordpress.com/894/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/filistin.wordpress.com/894/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=filistin.wordpress.com&amp;blog=318675&amp;post=894&amp;subd=filistin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/birinci-dunya-savasinda-siyonist-hareket/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c1f9194d21aafe3daead6ae9e1364b1b?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">filistin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Eğitim</title>
		<link>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/egitim/</link>
		<comments>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/egitim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Jan 2007 20:08:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>filistin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Temel göstergeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/egitim/</guid>
		<description><![CDATA[Filistin’de gerek Filistin otoritesine ait, gerekse UNRWA (BM Yardım ve Çalışma Örgütü) yönetimi altında bulunan okullar çok ciddi sorunlarla karşı karşıya bulunmaktadırlar. Son yıllarda zaten kalabalık olan sınıflar, Filistin’e yapılan yardımların azalması nedeniyle daha da kalabalıklaşmış ve okulların finanse edilmeleri zorlaşmıştır. Okullarda ciddi öğretmen açığı bulunmaktadır. Filistin’de okuma-yazma oranı %89,2’dir. Öğrenim çağına gelmiş çocukların okula [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=filistin.wordpress.com&amp;blog=318675&amp;post=893&amp;subd=filistin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Filistin’de gerek Filistin otoritesine ait, gerekse UNRWA (BM Yardım ve Çalışma Örgütü) yönetimi altında bulunan okullar çok ciddi sorunlarla karşı karşıya bulunmaktadırlar. Son yıllarda zaten kalabalık olan sınıflar, Filistin’e yapılan yardımların azalması nedeniyle daha da kalabalıklaşmış ve okulların finanse edilmeleri zorlaşmıştır. Okullarda ciddi öğretmen açığı bulunmaktadır. Filistin’de okuma-yazma oranı %89,2’dir. Öğrenim çağına gelmiş çocukların okula kaydolma oranı %96’ları bulmaktadır. Ancak söz konusu rakamların Aksa İntifadası’ndan önceki rakamlar olduğu unutulmamalıdır. Zira, bu tarihten sonra Filistin konusunda ciddi bir istatistik yapılmamıştır. Yine 2000 yılına ait istatistiklere göre Filistin’deki öğretmen sayısı 32.000’dir. Filistin’de üniversiteli öğrenci sayısı ise 75.000’dir.<br />
Filistinli mülteciler geleceğe yatırım açısından eğitime çok önem veren bir toplumdur. Yarım yüzyıldan daha uzun bir zamandan beri çok zor şartlar altında yaşıyor olmalarına rağmen Filistinliler, Ortadoğu’daki en eğitimli grubu temsil etmektedir. Ancak Filistin Eğitim Enformasyon Dairesi tarafından hazırlanan bir raporda Filistin&#8217;deki eğitim kurumlarının ve öğrencilerin İsrail işgal güçlerinin birinci derece hedefi olduğu hatırlatılarak, bunun eğitim üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekmekteydi. Rapora göre Aksa İntifadası&#8217;nın başladığı 29 Eylül 2000 tarihinden Ocak 2003 tarihine kadar geçen süre içinde 298 kız ve erkek öğrenci İsrail işgal güçlerinin saldırılarına hedef olarak hayatını kaybederken, 2.780 öğrenci de yaralandı. Yedi okul İsrail askeri güçlerinin emirleriyle tamamen kapatılırken, 850 okulda da eğitim geçici olarak durduruldu. İşgal güçleri 197 okula ve üç Eğitim Öğretim Müdürlüğü&#8217;ne ani baskınlar düzenlediler. El-Halil&#8217;de üç okul askeri kışlaya dönüştürülürken, 25 okul askeri güçler tarafından işgal edilerek tutuklama merkezi haline getirildi. Yine aynı süre içinde 166 öğrenci ile 75 öğretmen tutuklandı.<br />
UNRWA ile birlikte İslam Kalkınma Bankası ve İslam Konferansı Örgütü’nün, mültecilere ilk ve orta eğitimin yanı sıra mesleki ve teknik eğitim imkanlarını arttırma yönünde sağladığı maddi imkanlar, İsrail’in işgal siyaseti sebebiyle gelişme gösterememektedir. Eğitimin sık sık kesintiye uğradığı Filistin’de bazen bir haftalık sınavlar iki aylık bir sürede ancak yapılabilmektedir. Filistin Eğitim Bakanı üniversitede sınavların nasıl yapıldığını şöyle anlatıyor: „Güvenlik önlemleri çerçevesinde bazen bir okulu tamamen başka bir yere taşımak ya da personelini değiştirmek zorunda kalıyoruz. Kızılhaç; sınav kâğıtlarının dağıtılması, toplanması ve öğretim görevlilerine gönderilmesi konusunda yardımcı oluyor. Öğretim görevlileri 20 gün içinde sınav kâğıtlarını değerlendiriyorlar. Cenin ve Tulkarim gibi şehirlerde kâğıtlar hemen ertesi gün postaya verilerek öğrencilere ulaştırılıyor.“<span id="more-893"></span><br />
Filistin’de Eğitim Bakanlığı bünyesinde 1992 yılında yapılan bir çalışma ile eğitim müfredatı yenilenmiş ve günün koşullarına uygun bir müfredatın getirilmesi hedeflenmişti. 2005 yılına kadar tamamlanacak eğitimin birleştirilmesi çalışmaları ile, mesleki ve teknik eğitimin yanı sıra, yabancı dil ağırlıklı müfredatın uygulanmasına geçilecek.<br />
Çatışmaların yoğunlaştığı dönemlerde Filistinli öğrencilerin eğitimi sık sık kesintiye uğramaktadır. I. İntifada sırasında Gazze ve Batı Şeria’da çatışmalar ve İsrail’in uyguladığı sokağa çıkma yasakları nedeniyle bir yıl içinde 45 gün öğrenciler eğitime devam edememiştir. Lübnan’da yaşanan iç savaş ve İsrail’in Lübnan’ı işgal etmesi ve birçok okula zarar vermesi nedeniyle de aylarca hatta bir yıldan daha uzun bir zaman eğitime ara verilmek zorunda kalınmıştır. II. İntifada sırasında da İsrail’in dolaşıma getirdiği kısıtlamalar nedeniyle eğitim durma noktasına gelmiştir. Sokağa çıkma yasaklarına rağmen hayatlarını riske atan 45.000 öğretmenin yanı sıra, her an ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olan bir milyona yakın öğrenci risk altında Batı Şeria ve Gazze’de okuldan okula taşınmaktadır.<br />
2004 yılına gelindiğinde Filistin Özerk Yönetimi’nden verilen bilgilere göre, İsrail’in saldırıları nedeniyle son üç yılda Filistin eğitim sisteminin uğradığı maddi hasar 10 milyon doları aşmıştır. ı süre içindeki beşeri kayıp rakamlarına göre, üç yılda 24’ü öğretmen ve 421’i öğrenci olmak üzere, 445 orta öğretim, 194 tane de üniversite öğrencisi hayatını kaybetmiştir. İsrail tarafından tutuklanan Filistinli öğretmen sayısı 133’ü bulurken, 360’ı orta öğretim, 710’u da üniversite öğrencisi olmak üzere toplam 1.070 öğrenci de tutuklanma sebebiyle eğitimine devam edememiştir. Aksa İntifadası’nın başlamasından 2004 yılı başına kadar İsrail tarafından kapatılan Filistinlilere ait okul sayısı ise 1.289’dur. Aynı süre içinde 489 okul yerle bir edilmiş, 282 okul ise kullanılamayacak şekilde tahrip edilmiştir.</p>
<p><a href="http://filistanbul.com/content/view/210/27/">Kaynak </a></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/filistin.wordpress.com/893/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/filistin.wordpress.com/893/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/filistin.wordpress.com/893/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/filistin.wordpress.com/893/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/filistin.wordpress.com/893/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/filistin.wordpress.com/893/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/filistin.wordpress.com/893/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/filistin.wordpress.com/893/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/filistin.wordpress.com/893/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/filistin.wordpress.com/893/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/filistin.wordpress.com/893/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/filistin.wordpress.com/893/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/filistin.wordpress.com/893/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/filistin.wordpress.com/893/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/filistin.wordpress.com/893/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/filistin.wordpress.com/893/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=filistin.wordpress.com&amp;blog=318675&amp;post=893&amp;subd=filistin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/egitim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c1f9194d21aafe3daead6ae9e1364b1b?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">filistin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Dini Durum</title>
		<link>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/dini-durum/</link>
		<comments>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/dini-durum/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Jan 2007 20:02:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>filistin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Temel göstergeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/dini-durum/</guid>
		<description><![CDATA[Filistin topraklarında (Batı Şeria ve Gazze) nüfusun %90’dan fazlasını Filistinli Müslüman ve Hıristiyan Araplar oluşturur. Yahudi sayısı ise, sonradan bölgeye gelen yerleşimcilerle birlikte %10’a yükselmiştir. Filistinli Arap nüfus içinde Hıristiyan olanların oranı %5’tir. Farklı dini gruplar arasındaki ilişkiler Yahudilerin Filistin topraklarına göç etmeye başladığı zamandan bu yana son derece gergindir. Batı Şeria, Gazze ve Doğu [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=filistin.wordpress.com&amp;blog=318675&amp;post=892&amp;subd=filistin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Filistin topraklarında (Batı Şeria ve Gazze) nüfusun %90’dan fazlasını Filistinli Müslüman ve Hıristiyan Araplar oluşturur. Yahudi sayısı ise, sonradan bölgeye gelen yerleşimcilerle birlikte %10’a yükselmiştir. Filistinli Arap nüfus içinde Hıristiyan olanların oranı %5’tir. Farklı dini gruplar arasındaki ilişkiler Yahudilerin Filistin topraklarına göç etmeye başladığı zamandan bu yana son derece gergindir. Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs’te sayıları gittikçe artan yerleşimciler, yarım yüzyıldan daha uzun zamandır çok zor koşullarda yaşayan Filistinli mülteciler, Kudüs sorunu ve ekonomik kaynakların adaletsiz paylaşımı gibi pek çok sorun ilişkilerin giderek bozulmasına neden olmuştur. Tüm bu problem alanlarının içinde farklı dini grupların her birinin en çok hassasiyet gösterdiği sorun Kudüs’tür. Üç büyük semavi din için de büyük önem taşıyan Kudüs şehri, MÖ 2000’li yılların başında Hz. Davud’un İbrani kabilelerinin yaşadıkları bölgenin ortasında bulunan bu şehri krallığına başkent yapmasıyla tarih sahnesine çıkmıştır. Yahudi inancına göre, Hz. İbrahim’in oğlu İshak’ı Allah için kurban etmeye giriştiği (Yahudi inancına göre Hz. İbrahim’in meşru oğlu İshak’tır. Hz. İsmail onlara göre Hz. İbrahim’in gayri meşru oğludur. İslam inancına göre ise Allah adına kurban edilmek istenen kişi Hz. İsmail’dir) Moraih Tepesinde Hz. Süleyman’ın ilk mabedi yapmış olması, şehrin önemini artırmıştır. M.Ö. 6. yüzyılda Babil hakimiyeti sırasında Yahudilerin baş kaldırması esnasında Babilliler, bu mabedi yıkmışlar ve ardından da Yahudi toplumunun ileri gelenlerini Babil’e sürmüşlerdir. M.Ö. 538’den itibaren başlayan Pers egemenliği altında yeniden inşa edilen mabet, tüm Yahudileri birleştiren bir kutsal yer olarak varlığını sürdürmüştür. M.Ö. I. yüzyılda Kral Herod döneminde bugün ancak dış duvarının küçük bir kısmı ayakta kalmış olan görkemli mabet, 480 metre uzunluğunda ve 280 metre genişliğinde bir alanda yeniden inşa edilmiştir. M.S. 70 yılında Roma hakimiyeti döneminde Romalı General Titus bu mabedi yerle bir etmiştir ve o günden bu yana Yahudiler bu mabedin ayakta kalan Batı duvarı önünde ağlamaktadırlar. Ağlama duvarı olarak adlandırılan bu duvar, Yahudiler için yıkım gününü simgeleyen çok özel bir semboldür.<span id="more-892"></span></p>
<p>Uzun yıllar devam eden Roma ve Bizans dönemlerinin ardından Hz. Ömer devrinde Müslüman Arapların 638 yılında Kudüs’ü almaları ile birlikte bu topraklar İslam devletinin yönetimi altına girmiştir. „Yeruselayim“ olarak bilinen şehrin ismi Müslümanların yönetiminde „Kudüs“ olarak değiştirilmiştir. Yahudilerin büyülü mabed olarak gördüğü, Hz. Süleyman’ın tevhidi temele dayalı binasının olduğu yere (Harem-i Şerif) bu dönemde, Süleyman peygamberin tevhid mücadelesinin bir sembolü olarak Kubbetü’s-Sahra inşa edilmiştir. Bir dönem Haçlıların Hıristiyan hakimiyetinde kalan kent, daha sonra Memlükler ve ardından da Yavuz Sultan Selim döneminde Osmanlı hakimiyetine girmiş ve 20. yüzyıl başında (1917’de) İngilizlerce işgal edilen kadar Osmanlı yönetiminde kalmıştır. Osmanlı hakimiyeti döneminde kutsal mekanlar bir dizi restorasyona tabii tutulmuştur. BM Genel Kurulu’nun 29 Kasım 1947 tarihli 181 nolu kararına göre uluslararası özel bir yönetime bırakılmış olan Kudüs kenti, 1967 Arap-İsrail Savaşı sırasında İsrail tarafından işgal edilmiştir.<br />
Eski Kudüs kentini çevreleyen ve bugün de büyük bölümü ayakta olan surların inşa tarihi 16. yüzyıl, Kanuni Sultan Süleyman dönemidir. Sekiz adet sur kapısından geçerek ulaşılan Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi mahalleleri bütün bu anlatılan 4000 yıllık tarihin temsilcileri durumundadırlar. Harem-i Şerif ve onun bahçesindeki Mescid-i Aksa, Müslümanları; Ağlama Duvarı, Yahudileri; Hz. İsa’nın Acılar Yolu da, Hıristiyanları temsil etmesi açısından, üç büyük semavi dinin şehirdeki sembolleri olarak karşımıza çıkmaktadır.<br />
Vahye dayanan üç büyük dince kutsal kabul edilen Kudüs, Müslümanlar için ayrı bir önem arz etmektedir. Hz. Ömer<strong> </strong>Camii’nin içinde bulunan kaya parçasının değeri, Hz. Muhammed’in (s.a.s.), Miraç gecesinde Burak adlı bineğiyle birlikte buraya gelip „Muallak Taşı“ diye anılan bu kutsal kayanın üzerinden Allah katına yükselmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Bu taşın, Peygamberimiz (s.a.s.)’i bırakmak istemediği için bir süre göğe yükselip daha sonra muallakta kaldığı rivayet edilmiştir. „Miraç“ hadisesi sırasında taş üstünde Peygamberimizin ayak izi kalmıştır. Miraç hadisesi hakkında Kuran-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır. „<em>Kulunu, kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için bir gece Mescid-i Haram&#8217;dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa&#8217;ya yürütenin şanı pek yücedir.“</em> (İsra, 17/1). Burada dikkat edilirse Mescid-i Aksa&#8217;dan „çevresini mübarek kıldığımız“ şeklinde söz edilmektedir. Mescid-i Aksa&#8217;nın çevresi ise başta Kudüs sonra diğer bütün Filistin topraklarıdır. Filistin diyarının mübarek kılındığına dair ayrıca hadisler de bulunmaktadır. Bunlardan birinde şöyle buyurulmaktadır: „<em>Allah, Aras ile Fırat arasını mübarek (bereketli) kılmış ve özellikle Filistin&#8217;i mukaddes kılmıştır</em>.“ (Müslim, İman, 282; Münavi, et-Teysir, I/248)<br />
El-Aksa Camii (Mescid-i Aksa) Hz. Ömer Camii’ne göre daha sade bir yapıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) zamanında Mescid-i Aksa (Mekke’ye en uzak mescid) olarak adlandırılan mescidin yapımı bazı rivayetlere göre, Hz. Davud zamanında başlamış, oğlu Hz. Süleyman zamanında tamamlanmıştır. Müslümanlara kıble olarak Kudüs’e yönelmeleri emrinin gelmesinin ardından, hicretten sonra 17 ay boyunca Müslümanlar Kudüs’e yönelerek namaz kılmışlardır. Daha sonra yeni bir vahiy ile kıblenin Kudüs’ten Mekke’ye çevrilmesi istenmiştir. Bu durum Kudüs’ün önemini azaltmamıştır.<br />
Hz. İbrahim’in (a.s.) oğlu İsmail’i (a.s.) kurban etmek üzereyken vahiy aldığı Zeytin Dağı’nın bütün dinler için hassas bir bölge olduğu söylenebilir. Bu mezarlık alanda Hz. Muhammed (s.a.v)’in sahabelerinden Selman-ı Farisi Camii ve türbesi bulunmaktadır.<br />
Hz. İsa’nın (a.s.) „Acılar Yolu“ Hıristiyanların Kudüs’teki önemli bir mekanıdır. Hz. İsa’nın (a.s.) çarmıha gerildiği varsayılan yer olan bugünkü St. Sepulchre Kilisesi’ne kadar yürüdüğü Via Dolorosa (Acılar Yolu) boyunca durakladığı 14 nokta, bugün Hıristiyanlarca ziyaret edilmekte ve böylelikle Katolikler Hz. İsa’nın acısını manen paylaşmak istemektedirler. Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği varsayılan yerde kurulan Sepulchre Kilisesi’nde (Kutsal Naaş Kilisesi) Hz. İsa’nın yatırıldığı musalla taşı ile mezarı bulunmaktadır. Farklı kiliseler burada gün boyunca ayinler yapmaktadır.<br />
Görüldüğü üzere üç semavi din için büyük önem arzeden Kudüs, „Kudüs sorunu“ olarak, Filistin-İsrail sorununun en önemli parçasını oluşturmaktadır. Dünyanın üç önemli dininin tek ortak merkezi olan Kudüs, bu yönüyle sadece bölgesel nitelikli bir sorun değildir. Dolayısıyla müzakere masasındaki taraflar Kudüs söz konusu olduğunda, iki siyasi aktörün temsilcisi olmaktan çıkarak dünya sathına yayılmış üç büyük dinin temsilcileri niteliği kazanmaktadır.<br />
1991 yılında başlatılan Ortadoğu Barış Süreci’nde çözümü zor olan sorunlardan biri olduğu için Kudüs meselesi, yerleşimciler ve mülteciler sorunu ile birlikte en son aşamaya bırakılmıştır. 2000 yılının Ağustos ayı içerisinde Amerika’nın öncülüğünde başlatılan Camp David Barış Görüşmeleri Kudüs sorununa odaklandığı için başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Görüşmelerde İsrail, Kudüs’ün Yahudi devletinin ebedi ve bölünmez başkenti olduğunu savunurken; Filistin tarafı ise Kudüs’ün iki ayrı egemenlik alanına bölünmesini, kutsal yerler başta olmak üzere Doğu Kudüs’ün önceki anlaşmaların da gerektirdiği gibi, ilan edilmesi düşünülen Filistin devletinin başkenti olmasını talep etmiştir<br />
Görüşmelerin kesilmesinin sonrasında ABD Dışişleri Bakanlığı’nın, ABD’nin İsrail büyükelçiliğini resmi olarak Tel Aviv’den Kudüs’e taşınacağını açıklaması, İsrail’e verilen desteği açık bir biçimde göstermektedir. Bu davranış Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımak anlamına gelmektedir.<br />
28 Eylül 2000 tarihinde dönemin İsrail Başbakanı Ehud Barak’ın <em>Jerusalem Post</em>’a Yeruşalim ve El-Kuds’ün yan yana iki başkent olabileceği yolunda yaptığı açıklama, bir İsrail başbakanından Kudüs hakkında olumlu anlamda duyulabilecek, belki de ilk ve tek açıklama idi. Ancak bu uzun sürmedi, aynı tarihte söylediği şu sözler, Kudüs konusunda İsrail’in hiçbir tavize yanaşmayacağını gösteriyordu: „Filistinlilerin başkenti El-Kuds bizim vermeyi kabul edeceğimiz topraklardan oluşacak. Mescid-i Aksa’nın bulunduğu alanın Filistinlilere bırakılmasına hiçbir İsrail başbakanı imza atmaz“.<br />
Sabra ve Şatilla Katliamı’nın yıldönümünün yaşandığı 16 Eylül’ün üzerinden çok uzun bir zaman geçmeden, 28 Eylül 2000’de, Sabra ve Şatilla Katliamı’nın sorumlusu, dönemin ana muhalefet partisi lideri Ariel Şaron, Barak hükümetinin izniyle yanına aldığı 1.000 polis ve 3.000 askerle birlikte Mescid-i Aksa’yı ziyaret etmesi, İkinci İntifada’nın başlamasına neden olmuştur.<br />
Kudüs sorunu bölgesel bir sorun değildir, bu sorunun üç büyük dinin temsilcilerini ilgilendiren bir çok yönü vardır. İsrail-Filistin Sorunu da esasında Kudüs sorununda odaklanmaktadır. Kudüs sorunu çözülmedikçe İsrail-Filistin sorunu da çözülemeyecektir.</p>
<p><a href="http://filistanbul.com/content/view/211/27/">Kaynak</a></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/filistin.wordpress.com/892/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/filistin.wordpress.com/892/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/filistin.wordpress.com/892/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/filistin.wordpress.com/892/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/filistin.wordpress.com/892/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/filistin.wordpress.com/892/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/filistin.wordpress.com/892/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/filistin.wordpress.com/892/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/filistin.wordpress.com/892/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/filistin.wordpress.com/892/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/filistin.wordpress.com/892/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/filistin.wordpress.com/892/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/filistin.wordpress.com/892/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/filistin.wordpress.com/892/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/filistin.wordpress.com/892/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/filistin.wordpress.com/892/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=filistin.wordpress.com&amp;blog=318675&amp;post=892&amp;subd=filistin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/dini-durum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c1f9194d21aafe3daead6ae9e1364b1b?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">filistin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ekonomik Durum</title>
		<link>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/ekonomik-durum/</link>
		<comments>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/ekonomik-durum/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Jan 2007 20:00:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>filistin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Temel göstergeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/ekonomik-durum/</guid>
		<description><![CDATA[1948 öncesi Filistin topraklarında ekonomik dengeler büyük oranda Filistinliler lehine bir görünüm arz ediyordu. Bu tarihte bölgede tarımsal üretimde kullanılan özel mülkiyet oranlarına göre, Filistinli Arapların sahip olduğu tarımsal alan 24.670.000 dönümü bulurken, Yahudilerin sahip olduğu tarımsal üretim alanı ise sadece 1.514.000 dönüm idi. Yahudilerin ekonomik refahı ile Filistinli Araplarınki arasındaki fark karşılaştırılamayacak kadar büyüktü. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=filistin.wordpress.com&amp;blog=318675&amp;post=891&amp;subd=filistin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1948 öncesi Filistin topraklarında ekonomik dengeler büyük oranda Filistinliler lehine bir görünüm arz ediyordu. Bu tarihte bölgede tarımsal üretimde kullanılan özel mülkiyet oranlarına göre, Filistinli Arapların sahip olduğu tarımsal alan 24.670.000 dönümü bulurken, Yahudilerin sahip olduğu tarımsal üretim alanı ise sadece 1.514.000 dönüm idi. Yahudilerin ekonomik refahı ile Filistinli Araplarınki arasındaki fark karşılaştırılamayacak kadar büyüktü. Endüstriyel açıdan bakıldığında da, İngiliz sömürge yönetiminin işgalinin başlarında yapılan bir istatistik, 1927 yılında Filistin’de 1236 endüstriyel yatırımın bulunduğunu, üretim tesislerinin %75’inin Filistinlilere (925 adet), buna karşın sadece %24’ünün Yahudilere (300 adet) ait olduğunu göstermekteydi. Yahudi göçleri ve buna bağlı olarak uluslararası Siyonist örgütlerin ekonomik yardımları ile bu denge zaman içinde tersine döndüğü halde uzun yıllar, Filistin’deki ekonomik varlıklar Filistinlilere ait olarak kalmıştır. Ancak İsrail’in kurulmasından sonra Filistin topraklarının %80’indeki tesisler Yahudilerin eline geçmiştir.<span id="more-891"></span></p>
<p>1967 öncesinde İsrail ile herhangi bir ekonomik bağı olmayan Batı Şeria ve Gazze, İsrail’in 1967’deki işgalinin ardından, ekonomik gelişme açısından istikrarsız bir süreç içerisine girdi. 1967 İsrail işgalinden sonra Batı Şeria ekonomisi büyük ölçüde zarar gördü. Bu dönemde ilk olarak, Batı Şeria ve Gazze’nin önceki ticari ilişkileri kesilerek, bu bölgeler, İsrail ile asimetrik ekonomik ilişkiler kurmak zorunda bırakıldı. 1967 savaşından sonraki ilk beş yıl içerisinde Filistin ve İsrail arasındaki ekonomik bağlar istikrarlı bir yapıya kavuşmuştu. Bu bağların temelini oluşturan ve birbiriyle yakından ilişkili iki unsur olan işçi hareketleri ve çift taraflı ticaret, Filistin ve İsrail arasında „tamamlanmamış bir ekonomik entegrasyon“ şeklinde tanımlanabilecek bir yapıyı doğurdu. İsrail ile Batı Şeria arasındaki ilişkiler, egemen gücün, çevrenin üretken ekonomik yapısını, bir dizi engellerle (toprak istimlakı ve yerel nüfusun tardedilmesi gibi) önce kendine eklemlediği sonra da yoksullaştırdığı, kasıtlı bir çaba ile şekillendirildi. 1967’den 1970’li yılların ortalarına kadar, Filistin ekonomisinde İsrail ile entegrasyon ve Körfez bölgesinde artan petrol gelirleri dolayısı ile bu bölgeyle olan ekonomik ilişkiler neticesinde hızlı büyüme gerçekleşti. 1980 yılının başından 1987’deki İntifada hareketine kadar olan dönemde, Batı Şeria ve Gazze’nin işgücünün yarısından fazlası (1987’de Batı Şeria’nın %52, Gazze’nin %58’i), İsrail ve Körfez ülkelerinde istihdam edilmekteydi.<br />
1987 yılında İntifadanın başlaması ile birlikte İsrail’in uyguladığı sokağa çıkma yasakları ve ablukalar nedeniyle Filistinlilerin İsrail’deki iş yerlerine gidememeleri, Filistinli işçilerin tarım alanlarını rehabilite etmelerine neden oldu. 1991 yılında gerçekleşen Körfez Savaşı’nda FKÖ Lideri Yaser Arafat’ın Saddam Hüseyin’e destek vermesi nedeniyle Arap ülkelerinden Filistinlilere gelen mali yardımlar azaldı. Körfez ülkelerinde çalışan çok sayıda Filistinli işini kaybetti.<br />
İslam Konferansı Örgütü’ne bağlı İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (<em>Statistical, Economic and Social Research and Training Centre for Islamic Countries / SESRTCIC</em>) tarafından verilen en son resmi rakamlara göre Filistin’de gayri safi milli hasıla 1.215.000.000 Amerikan Dolarıdır. Kişi başına düşen milli gelir ise 402 Dolardır.<br />
2000 yılı rakamlarına göre sektörlerin GSMH içindeki oranları şöyledir: Tarım %6,5, endüstri %18,4 ve hizmet sektörü %75,1. Genellikle küçük aile teşebbüslerinin bulunduğu endüstri, tekstil, sabun, zeytinyağı sektörlerini içermektedir. İsrail hükümeti Filistin ekonomisinin üretken sektörlerindeki yatırımları finanse edebilecek bankaların ve diğer kredi kuruluşlarının gelişimine engel olmaktadır. Bunun yanı sıra İsrailli girişimcilere sözleşmeli üretim yapanlar haricinde sınırlı sayıda yeni fabrikanın kurulması için lisans verilmektedir. Başlıca tarım ürünleri, zeytin ve turunçgillerdir. 1999 rakamlarına göre 372 milyon dolar ihracat oranına sahip olan Gazze ve Batı Şeria’da ihraç edilen başlıca ürünler turunçgiller ve çiçektir. İhracat yaptığı ülkeler, İsrail ve Mısır’dır. Gıda maddeleri, tüketim malları ve inşaat malzemeleri ithal edilmektedir. İthalat yaptığı ülkeler ise yine İsrail ve Mısır’dır. 2000 yılı rakamlarıyla Filistin’in toplam ithalatı ise 3 milyar 252 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.<br />
Dünya Bankası ve BMMYK’nın 2001 yılı başı itibariyle verdiği rakamlara göre, Filistin ekonomisi, 2000 yılının Eylül ayında başlayan çatışmalar ve İsrail’in uyguladığı ablukalardan büyük zarar gördü. İsrail’in uyguladığı ablukalar nedeniyle Ekim ve Kasım aylarında ihracat hacmi, 1999 yılının aynı aylarına göre %22 oranında azaldı. İhracat hacmindeki söz konusu düşüş ve İsrail’de çalışan Filistinlilerin kazancının ortadan kalkması, Gazze ve Batı Şeria’daki ihracat yapamayan iş yerlerini olumsuz yönde etkiledi. Ekim 2000’den itibaren İsrail’in Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ne uyguladığı ablukalar nedeniyle 100.000 Filistinli işçi İsrail’deki işlerine gidemedi ve dolayısıyla elde edeceği kazançtan mahrum kaldı. Ablukalar Batı Şeria ve Gazze’de işsizlik oranının %11’den %30’a çıkmasına neden oldu. 2000 yılı sona erdiğinde ise işsizlik oranı %40’lara yükseldi. Son rakamlar ise Filistin’de işsizlik oranının %79 gibi yüksek bir rakama ulaştığını göstermektedir.</p>
<p><a href="http://filistanbul.com/content/view/212/27/">Kaynak</a></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/filistin.wordpress.com/891/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/filistin.wordpress.com/891/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/filistin.wordpress.com/891/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/filistin.wordpress.com/891/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/filistin.wordpress.com/891/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/filistin.wordpress.com/891/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/filistin.wordpress.com/891/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/filistin.wordpress.com/891/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/filistin.wordpress.com/891/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/filistin.wordpress.com/891/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/filistin.wordpress.com/891/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/filistin.wordpress.com/891/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/filistin.wordpress.com/891/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/filistin.wordpress.com/891/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/filistin.wordpress.com/891/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/filistin.wordpress.com/891/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=filistin.wordpress.com&amp;blog=318675&amp;post=891&amp;subd=filistin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/ekonomik-durum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c1f9194d21aafe3daead6ae9e1364b1b?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">filistin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İsraildekı Filistinli Arap azınlık</title>
		<link>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/israildeki-filistinli-arap-azinlik/</link>
		<comments>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/israildeki-filistinli-arap-azinlik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Jan 2007 19:56:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>filistin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Temel göstergeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/israildeki-filistinli-arap-azinlik/</guid>
		<description><![CDATA[İsrail’in 5.000.000’u aşan nüfusunun yaklaşık %81’i Yahudi’dir. Nüfusun çoğu Müslüman olmak üzere yaklaşık %17’si Arap, geri kalan %2 ise Dürzi, Çerkez ve diğer küçük gruplardan oluşmaktadır. Yahudi olmayan nüfusun %77’sini teşkil eden Müslüman Araplar Sünni’dir. İsrailli azınlıkların yoğun olarak yaşadıkları yerler Celile, Hadera, Negev ve Kudüs’tür. Müslüman Arapların yarısından fazlası Celile’deki köy ve kasabalarda yaşamaktadır. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=filistin.wordpress.com&amp;blog=318675&amp;post=890&amp;subd=filistin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İsrail’in 5.000.000’u aşan nüfusunun yaklaşık %81’i Yahudi’dir. Nüfusun çoğu Müslüman olmak üzere yaklaşık %17’si Arap, geri kalan %2 ise Dürzi, Çerkez ve diğer küçük gruplardan oluşmaktadır. Yahudi olmayan nüfusun %77’sini teşkil eden Müslüman Araplar Sünni’dir. İsrailli azınlıkların yoğun olarak yaşadıkları yerler Celile, Hadera, Negev ve Kudüs’tür. Müslüman Arapların yarısından fazlası Celile’deki köy ve kasabalarda yaşamaktadır. Azınlık grupları içinde milli kimliği en fazla öne çıkan grup pek tabii ki Filistin meselesine bağlı olarak Arap azınlıktır.<span id="more-890"></span></p>
<p>İsrail’de yaşayan Arap azınlık 1948 yılına kadar bölgede çoğunluğu oluştururken, İsrail devletinin kuruluşu ile birlikte azınlık durumuna düşmüştür. Sınır komşusu olduğu Arap ülkeleriyle dini ve etnik kökenleri açısından yakın olmalarına rağmen, bir Yahudi devletinin egemenliği altında yaşıyor olmaları, Arap azınlığın kimlik sorununu daha da karmaşık hale getirmektedir.<br />
1967’den itibaren İsrail’de yaşayan Arap azınlık genelinde gözlenen nüfus artışı, ekonomik gelişme, geleneksel kurumların zayıflaması, eğitimli genç bir sınıfın ortaya çıkması gibi nedenlerle azınlığın sosyo-ekonomik yapısında meydana gelen gelişmeler, Arap azınlığın kimlik tanımını etkilemiştir. Bu dönemde eğitimli genç Arap nüfusun anlayışında radikalleşme söz konusudur. 1967’ye kadar İsrail’e karşı içerde verilen eşitlik mücadelesine, 1967’den sonra Yahudi devletine karşı tüm Arap dünyasının başlattığı mücadele eklenmiştir. 1949 yılındaki ateşkes anlaşmasından sonra, çok sayıda Filistinli Arap’ın Ürdün tarafından ele geçirilen Batı Şeria’da veya Mısır yönetimindeki Gazze Şeridi’nde kalması, ayrıca bir çoğunun da Lübnan, Suriye ve Ürdün gibi ülkelere gitmesi, bölgede Arapların azınlık durumuna düşmelerine neden olmuştur. 1967 Savaşı’nın ardından Doğu Kudüs’ün ve Golan tepelerinin İsrail tarafından işgal edilmesiyle Arap nüfusunda ciddi bir artış olmasına rağmen, yoğun Yahudi göçü nedeniyle toplam nüfus içindeki düşük oran değişmemiştir.<br />
İsrail’de yaşayan Arapların kimlik tanımında -İsraillilik, Filistinlilik, Araplık ve Müslümanlık- dört unsur önemli yer tutmaktadır. Bu dört unsurdan her biri değişik dönemlerde kimlik tanımında ağırlıklı rol oynamıştır. 1948 ile 1967 arasındaki dönemde Araplara karşı İsrail’in politikası asimilasyon şeklinde olmamıştır. Bu dönemde İsraillilik kimliği yaratılmaya çalışılmış ancak, öğretim dili olarak Arapça’nın kullanılması ve müfredatta Arap edebiyatı ve tarihinin yer alması nedeniyle Arap kimliği zayıflatılamamıştır.<br />
1967 savaşı, kurulduğu günden bu yana (1948) İsrail’de yaşayan Arap azınlığın kimlik tanımı üzerinde çarpıcı etkiler yapmıştır. Savaştan sonra İsrail’in işgali altına giren topraklardaki (Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs) Arapların yanı sıra, Ürdün ve diğer komşu ülkelerde yaşayan Filistinlilerle ilişkiler kurulması neticesinde İsrail’de yaşayan Arap nüfus, Filistin sorununa daha duyarlı hale gelmiş, İsrailli kimliğinden uzaklaşırken Filistinli kimliğine yakınlaşmıştır. 1967 savaşının yanı sıra, 1973 savaşının İsrail’in yenilgisi olarak algılanması, 1974’te Arafat’ın BM’de yaptığı konuşma ve FKÖ’nün pozisyonundaki gelişme, 1982 savaşında Lübnan’daki Filistinlilerin mağduriyeti ve 1991 Körfez savaşı, farklı bölgelerdeki Filistinli Araplar arasındaki iletişimi ve etkileşimi artırmıştır.<br />
İsrail işgali altında yaşayan Arap azınlıktaki asıl değişim, Aralık 1987’de başlayan İntifada hareketi ile ortaya çıkmıştır. İntifada ile birlikte, Arap azınlık vatandaşlık itibariyle kendini İsrailli olarak tanımlarken, milliyet olarak tamamen Filistinli kimliğini ön plana çıkarmıştır. İsrail’deki Araplar İntifadaya büyük çaplı ilgi göstermişler, para yardımında bulunmuşlar ve FKÖ’nün eylemlerini destekleyen yazılı yayınlar ve gösteriler yapmışlardır. Filistin-İsrail sorunundaki gelişmeler de İsrail içinde yaşayan Arapları direkt olarak etkilemiştir. Dolayısıyla gelinen noktada İsrail, İsraillilikten giderek uzaklaşan ve Filistinlilere desteğini giderek artıran bir Arap azınlık olgusuyla karşı karşıya bulunmaktadır.</p>
<p><a href="http://filistanbul.com/content/view/213/27/" target="_blank">Kaynak</a></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/filistin.wordpress.com/890/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/filistin.wordpress.com/890/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/filistin.wordpress.com/890/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/filistin.wordpress.com/890/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/filistin.wordpress.com/890/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/filistin.wordpress.com/890/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/filistin.wordpress.com/890/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/filistin.wordpress.com/890/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/filistin.wordpress.com/890/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/filistin.wordpress.com/890/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/filistin.wordpress.com/890/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/filistin.wordpress.com/890/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/filistin.wordpress.com/890/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/filistin.wordpress.com/890/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/filistin.wordpress.com/890/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/filistin.wordpress.com/890/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=filistin.wordpress.com&amp;blog=318675&amp;post=890&amp;subd=filistin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/israildeki-filistinli-arap-azinlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c1f9194d21aafe3daead6ae9e1364b1b?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">filistin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Filistinli Kimdir?</title>
		<link>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/filistinli-kimdir/</link>
		<comments>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/filistinli-kimdir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Jan 2007 19:55:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>filistin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Temel göstergeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/filistinli-kimdir/</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar „kimlik“ kelimesinin tanımlanmasında „bir kişiyi“ ya da bir grubu başkalarının nasıl tanımladıklarına değil, „o kişinin“ ya da „grubun“ kendilerini nasıl tanımladıklarına bakmak gerektiğini söylemektedirler. Bu açıdan bakıldığında, her ne kadar Filistin bölgesindeki insanlar homojen bir yapı gösterseler de, değişik ülkelere dağılmış olan Filistinlilerin tam olarak birbiriyle örtüşmeyen „Filistinli kimliği“ tanımı yaptıkları görülmektedir. Ortadoğu ülkeleri [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=filistin.wordpress.com&amp;blog=318675&amp;post=889&amp;subd=filistin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar „kimlik“ kelimesinin tanımlanmasında „bir kişiyi“ ya da bir grubu başkalarının nasıl tanımladıklarına değil, „o kişinin“ ya da „grubun“ kendilerini nasıl tanımladıklarına bakmak gerektiğini söylemektedirler. Bu açıdan bakıldığında, her ne kadar Filistin bölgesindeki insanlar homojen bir yapı gösterseler de, değişik ülkelere dağılmış olan Filistinlilerin tam olarak birbiriyle örtüşmeyen „Filistinli kimliği“ tanımı yaptıkları görülmektedir. Ortadoğu ülkeleri başta olmak üzere, nüfusunun yarısından fazlası dünyanın değişik bölgelerine dağılmış vaziyette yaşayan ve birbirleriyle sıkça ilişkiye girmeyen farklı birkaç Filistinli yaşamının varlığı tek bir milli kimlikten bahsetmeyi zorlaştırır. Filistinliler, yaşadıkları tarih, şu anda içinde bulundukları farklı sosyo-ekonomik koşullar ve farklı coğrafyalar nedeniyle özgün bir konuma oturtulmak zorundadır.<br />
Filistinlilerin kendi benliklerini ortaya koymaları 1880’lerden başlayarak Filistin’e akın eden Yahudilere olduğu kadar Siyonist örgütlerin Filistin hakkındaki ideolojik beyanlarına karşı bir tepkiydi aynı zamanda.<br />
Filistinli kimlik bilincinin oluşumu Filistin sorunu ile iç içe geçmiştir. Bu özelliği dolayısıyla sürekli anti-İsrail, anti-Yahudi söylemle beslenmiştir. Dolayısıyla büyük oranda bir „tepki kimliğidir“. Yaşadıkları zor şartlar ve uğradıkları haksızlıklar nedeniyle bir „direniş kimliğidir“ de aynı zamanda. Neye ya da kime karşı direniş? Çoğu zaman İsrail’e, bazen de yaşadıkları ülkelerdeki çoğunluk unsurlarına karşı bir direniş ve tepki kimliği. <span id="more-889"></span><br />
Filistinliler, İsraillilerin ve Batılıların yurtsuzlaştırma etkisi yapan söylemlerine karşı kendi kimliklerini ve toprağa bağlılıklarını dillendirmişlerdir. Batılılar, Yahudi olmayan halkın varlığından Arap isyanı (1936-1939) ile haberdar olmuşlardır. 1948 yılında Filistin topraklarında İsrail devletinin kurulması ve Manda Filistin’den arta kalanlara da Mısır ve Ürdün’ün el koymasıyla Filistinlilerin „Filistin topraklarında yaşayanlar“ olarak tanımlanması sona ermiştir. Bundan sonra mülteci, İsrailli Arap, Ürdünlü, Mısırlı, Lübnanlı, fedai gibi sıfatlarla anılmışlardır. Filistinliler ise yukarıda anılan tüm sıfatları reddetmektedirler. Kısacası ben Yahudi değilim, ben Mısırlı, Ürdünlü, Lübnanlı değilim, ben terörist değilim diyerek, „ben Filistinliyim“ ifadesiyle kendilerini tanımlamaktadırlar. Farklı ülkelerde ve farklı sosyo-ekonomik koşullarda yaşayan Filistinliler birbiriyle tam olarak örtüşmese de „ben Filistinliyim“ ortak tanımında birleşmişlerdir. Bu kimlik tanımında bir zamanlar kaybedilmiş olan aynı toprak parçasına atıf yapılır. „Filistinli kimliği“ ifadesinin içi doldurulurken, kimi zaman farklı kimi zaman ortak bazı semboller kullanılır. Hatta bazı ortamlarda öteki olarak algılanan grupların üyelerini dışlamak üzere kullanılan tanımlayıcı özellikler, başka bir ortamda yakın ilişkileri ortaya koymak üzere kullanılmaktadır. Bu bağlamda „dil“ konusu oldukça çarpıcı bir örnek olarak gösterilebilir. İbranice bilen Filistinliler İsraillilerle konuşurken bu dili pek nadir olarak kullanırlar. Bunun yerine İngilizce kullanmayı tercih ederler. Ortadoğu’da bulunan İsraillilerin oluşturduğu doğulu Yahudiler de evde Arapça konuşmakla birlikte kamuya açık yerlerde, Arap sanılırlar korkusuyla Arapça konuşmazlar. Bu açıdan bakılınca, Arapça Filistinli kimliğinin en önemli birleştirici özelliklerinden biri olarak ortaya çıkmaktadır.<br />
Hem sürgünde hem de işgal altındaki topraklarda yaşayan Filistinlilerin ortak tutkusu Filistin topraklarına yeniden sahip olmaktır. Fakat bu tutkuya sahip olanların pek azı geçmişte ortak bir toprak parçasını paylaşmıştır. Bu durum sadece 1948 mültecileri için geçerlidir. Bunların sürgünde dünyaya gelen üçüncü kuşak sonrası torunları, geçmişte müthiş şeyler yapmış, aynı topraklar üzerinde yaşamış olma durumundan ve bunların vereceği motivasyondan yoksundurlar. Ancak gelecekte kendilerine ait olan aynı topraklar üzerinde yaşama hayali Filistinli direnci ve kimliğini ayakta tutmaktadır. Filistin diasporasından gelen daha eğitimli bir Filistinli ile Filistin mülteci kampından gelen bir Filistinli entegrasyon sürecinde karşılaşacakları sorunları şu an için düşünmemektedirler. Onların şu an için düşündükleri Filistin’in kurtuluşudur ve çalınan, işgal edilen toprakların geri alınmasıdır. Kısacası bir ulus olma fikrini sürekli canlı tutan bir „sürgün kimliği“ söz konusudur. Sürgün deneyimi Filistinlilerin çoğu için ortak acı ve ortak motivasyon anlamına gelir. Bu motivasyon I. ve II. İntifadanın ortaya çıkmasını sağlayacak olan „kaybedecek hiçbir şeyi kalmayan“ insanların motivasyonudur. Tüm bu psikoloji ve parçalanmışlık içinde bir bütünleşmenin yaşandığının ipuçları görülebilmektedir.<br />
Şunu da belirtmek gerekir ki, Filistin, farklı konumlardaki Filistinliler tarafından farklı biçimde hayal edilecektir. İşgal altındaki topraklarda yaşayan Filistinli, İsrail politikaları doğrultusunda gelişmelere bakarak geçmiş ve gelecekteki Filistin’i farklı bir biçimde algılayacak, New York ya da Beyrut’ta sürgünde yaşayan diğer Filistinli ise daha değişik bir Filistin düşleyecektir. Bu algılama ve düşteki çeşitlilik birlikte yaşama arzusu ve iradesi propagandasının yapılmasına ve sağlanmasına gelindiğinde ciddi sorunlar yaratacaktır. Bu çerçevede milli kimliğin önemli unsurlarından olan dost-düşman tanımlaması da farklılık göstermektedir. Birinci kuşak mülteci Filistinliler için düşman daha çok İsrail iken, kamplarda yaşayan daha genç Filistinliler için düşman, İsrail’in yanında sürgünde kendilerini sömüren herkes olmuştur. Ancak şu anda Filistinlilerin derdi bu da değildir, gittikçe güçlenen birlikte yaşama isteği ve bu uğurda verilen mücadeledir asıl olan.<br />
Edward Said 1985’te yazdığı <em>Filistin Sorunu</em> adlı kitabında „Bireyler olarak Filistinlilerin yaraları aynı temanın 3.5 milyon varyasyonu gibidir“ ifadesiyle bu gerçeği dile getirmektedir. Ona göre, „her bir Filistin toplumu kimliğini muhafaza etmek için iki ayrı düzeyde mücadele etmek zorundadır: birincisi, bir Filistinli olarak Siyonizm’le ve kaybolan bir vatana ilişkin tarihi ile hesaplaşmak; ikincisi, yine bir Filistinli olarak günlük yaşam koşullarını ve oturduğu devlette maruz kaldığı baskıyı göğüslemek. Lübnanlı Filistinliler, Amerikalı Filistinliler, Ürdünlü, Suriyeli, Batı Şerialı Filistinliler vardır ve sayıları, İsrail Yahudilerine ve diğer Araplara oranla daha hızla büyümektedir. Bugün New York ya da Amman gibi yerlerde Filistinli çocuklar doğuyor ve hala kendilerinin Shafa Amr, Kudüs ya da Tiber’li olduklarını söylüyorlar“.</p>
<p><a href="http://filistanbul.com/content/view/214/27/" target="_blank">Kaynak</a></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/filistin.wordpress.com/889/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/filistin.wordpress.com/889/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/filistin.wordpress.com/889/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/filistin.wordpress.com/889/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/filistin.wordpress.com/889/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/filistin.wordpress.com/889/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/filistin.wordpress.com/889/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/filistin.wordpress.com/889/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/filistin.wordpress.com/889/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/filistin.wordpress.com/889/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/filistin.wordpress.com/889/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/filistin.wordpress.com/889/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/filistin.wordpress.com/889/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/filistin.wordpress.com/889/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/filistin.wordpress.com/889/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/filistin.wordpress.com/889/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=filistin.wordpress.com&amp;blog=318675&amp;post=889&amp;subd=filistin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/filistinli-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c1f9194d21aafe3daead6ae9e1364b1b?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">filistin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Sosyal Yapı</title>
		<link>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/sosyal-yapi/</link>
		<comments>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/sosyal-yapi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Jan 2007 19:53:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>filistin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Temel göstergeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/sosyal-yapi/</guid>
		<description><![CDATA[Batı Şeria ve Gazze bölgelerinden oluşan Filistin’de sosyal yapı birbirinden kısmen farklıdır. Batı Şeria’da toplumun etnik olarak %83’ünü Filistinli Araplar oluştururken, geri kalan %17’lik oranı Yahudi nüfus teşkil etmektedir. Dini açıdan nüfusun %75’i Müslüman, %17’si Yahudi ve %8’i de Hıristiyan ve diğer din mensuplarından oluşmaktadır. Dil açısından bakıldığında ise, etnik yapıya uygun olarak Filistinli Arapların [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=filistin.wordpress.com&amp;blog=318675&amp;post=888&amp;subd=filistin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Batı Şeria ve Gazze bölgelerinden oluşan Filistin’de sosyal yapı birbirinden kısmen farklıdır. Batı Şeria’da toplumun etnik olarak %83’ünü Filistinli Araplar oluştururken, geri kalan %17’lik oranı Yahudi nüfus teşkil etmektedir. Dini açıdan nüfusun %75’i Müslüman, %17’si Yahudi ve %8’i de Hıristiyan ve diğer din mensuplarından oluşmaktadır. Dil açısından bakıldığında ise, etnik yapıya uygun olarak Filistinli Arapların tamamına yakını Arapça, Yahudiler İbranice ve İngilizce konuşmaktadır.<br />
Yahudi işgalinden kısmen korunmuş olan Gazze Şeridi’nde ise nüfusun % 99.4’ünü Araplar, % 0.6’sını ise Yahudiler oluşturmaktadır. Bölgede yaşayan halkın %98.7’si Müslüman, %0.7’si Hıristiyan ve %0.6’sı ise Yahudi’dir. <a href="http://filistanbul.com/content/view/215/27/" target="_blank">Kaynak</a></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/filistin.wordpress.com/888/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/filistin.wordpress.com/888/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/filistin.wordpress.com/888/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/filistin.wordpress.com/888/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/filistin.wordpress.com/888/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/filistin.wordpress.com/888/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/filistin.wordpress.com/888/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/filistin.wordpress.com/888/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/filistin.wordpress.com/888/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/filistin.wordpress.com/888/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/filistin.wordpress.com/888/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/filistin.wordpress.com/888/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/filistin.wordpress.com/888/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/filistin.wordpress.com/888/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/filistin.wordpress.com/888/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/filistin.wordpress.com/888/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=filistin.wordpress.com&amp;blog=318675&amp;post=888&amp;subd=filistin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://filistin.wordpress.com/2007/01/27/sosyal-yapi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c1f9194d21aafe3daead6ae9e1364b1b?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">filistin</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
