“İftara Beni Bekleme Anne!” / Mirfat Mes’ud

Kasım 13, 2006

“İftara Beni Bekleme Anne!”

Onlar Allah’a Verdikleri Sözlerine Sadık Kaldılar

“Mü’minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sadık kaldılar. Onlardan kimi (Allah yolunda şehit edilerek) adağını yerine getirdi, kimi de (şehit olmayı) beklemektedir. (Ahitlerinde) hiçbir değişiklik yapmamışlardır.” (Ahzâb, 33/23)

Müslim, Tirmizi ve daha başkalarının Enes ibnu Malik (r.a.)`ten rivayet ettiklerine göre, Enes ibnu Malik (r.a.)`in amcası Enes ibnu Nadr (r.a.) Bedir savaşında bulunamayınca: “Resulullah (a.s.)`ın girdiği ilk çarpışmada bulunamadım. Eğer Allah bana Resulullah (a.s.) ile birlikte bir çarpışmaya katılmak nasib ederse, mutlaka nasıl (kahramanca) hareket edeceğimi görecektir” dedi. Bu kişi Uhud savaşında şehid edildi. Bu savaşta öldürülünceye kadar kahramanca savaştı. Bedeninde kimi gürz, kimi kılıç kimi de ok yarası olmak üzere seksen küsur yara görüldü. Bu ayeti kerime de onun hakkında indirildi.

Kendilerinden sonra gelen nesillere örnek olan sahabe nesli vahiyle teyit edilen uygulamalarıyla da kendilerinden sonra gelenlere öncülük etmiştir. Sahabeden Enes ibnu Nadr (r.a.) gibi örnek kahramanlıklar gösteren pek çok değerli insan çıkmıştır. Onların hepsi Allah’a verdikleri sözlerine sadık kalmakla Kur’an-ı Kerim’in övgüsüne mazhar olmuşlardır. Çünkü yukarıda mealini verdiğimiz âyeti kerimenin sebebi nüzûlu mahiyeti taşıyan özel bir durum söz konusu olsa da âyetin anlamı geneldir. Aynı yoldan giden, aynı şekilde Allah’a verdikleri sözlerine sâdık kalan tüm iman sahipleri için geçerlidir.

Filistin’in Hanımları Filistin’e Bigane Kalan Erkekleri Utandırmadı mı?

Filistin, ümmetin birlikte sahip çıkması gereken bir mübarek belde. Tarih boyunca tevhid mücadelesinin en önemli merkezlerinden biri olmuş. Kur’an-ı Kerim’de kendilerinden söz edilen peygamberlerin hemen hepsinin hayatında özel bir yeri olan Filistin, Hz. Ömer (r.a.) tarafından fethedildikten sonra kıyamete kadar gelecek Müslüman nesillere emanet edilmiştir. Yazının devamını oku »


Hamas’ı desteklemekten yargılanıyor

Kasım 13, 2006

Washington, terör örgütü saydığı Hamas’a milyonlarca dolar finans sağladığı gerekçesiyle Muhammed Salah adlı ABD vatandaşını yargılamaya hazırlanıyor.

El-Cezire televizyonunun haberine göre ABD hükümeti bu davayı “terörle mücadele” bağlamında değerlendirirken, ABD’deki Araplar bu hadiseyi “Müslüman hayır kurumlarına karşı bir saldırı” olarak değerlendiriyor; Muhammed Salah’ın yasalara göre adil bir yargılamadan geçilmesi gerektiğini savunuyorlar.

ABD vatandaşı olan Muhammed Salah, Hamas adına bazı faaliyetler yürüttüğünü itiraf etmesi dolayısıyla 90’ların ortalarında 5 yıl boyunca İsrail hapishanelerinde tutuklu kalmış bir Filistinli olarak tanınıyor.

Salah, 1997’de ABD’ye dönmesi sonrası Hamas hesabına para aktarmakla suçlanıyor.

Salah’ın avukatı ise Salah’ın insani yardım taşıdığını, ABD’nin öne sürdüğü itirafnamelerin ise Salah tarafından İsrail’de işkence altındayken verildiğini, dolayısıyla geçersiz olduğu belirtiliyor.

Salah için 30 yıla kadar hapis cezası isteniyor.


Mazlum Filistinlilerden Dünya Müslümanlarına Çağrı!

Kasım 13, 2006

Filistin Cebalya Kampı’nda bulunan İslami Cemiye aracılığıyla Flistinli müslümanlardan dünya müslümanlarına çağrı: Her gün çocuklarının kanlarıyla toprağı sulanan yerden size sesleniyoruz…
Çağrının tam metni…

Filistin Mazlumlarının Feryadı
- Dünyadaki tüm özgür halklara
- Tüm şerefli insanlara
- Vicdanları ölmemişlere
- Sesi kısılmamışlara

Buradan size sesleniyoruz
Filistin’de
Kudüs’ten
Barış ve sevgi şehrinden
Her gün çocuklarının kanlarıyla toprağı sulanan yerden size sesleniyoruz.
Hürriyetin manasını ömürlerinde hiç anlamamış, güzel yaşantıyı görmemiş ve işgali günü gününe yaşamış yaşlıların yalvaran haykırışlarıyla size sesleniyoruz.
Hayatlarının yarısını işgal güçlerinin zindanların da geçirmiş ve kalan yarısını da şimdi kabirde geçiren gençlerimizin yalvaran haykırışlarıyla size yalvarıyoruz.
Bomba ve top gürültüleri altında doğan mazlum Filistinli çocukların sesiyle size yalvarıyoruz.
Yavrularımız İsrail güçlerinin tahrip ettiği virane okullarda okuyor. Filistinli çocuklar kendi topraklarında oynayacak oyuncak bulamazken işgal edilmiş topraklarında İsrailli çocukların luna parklarındaki oyunlarını seyrediyorlar.
Yazının devamını oku »