15 bin varil petrol denize aktı
Temmuz 29, 2006İsrail savaş uçaklarının vurduğu 5 petrol tankındaki 15 bin varil petrol Akdeniz’e döküldü.
İsrail’in Lübnan’a yönelik hava saldırıları aralıksız devam ediyor. Geçtiğimiz hafta Bint Cubeyl’deki petrol tesislerini vuran İsrail bu kez el Ciyye’deki petrol tanklarını vurdu. İsrail savaş uçakları Beyrut’un 30 km güneyindeki el-Ciyye elektrik üretim tesislerini bombaladı. Saldırı esnasında elektrik üretiminde kullanılan 6 petrol tankının beşini zarar gördüğü ifade edildi. Ortaya çıkan 15,000 varil petrol Lübnan’ın kıyı şeridine yayılarak Akdeniz’deki doğal hayatı felç etti. Petrolden etkilenen denizdeki hayvanların kıyı bölgelerine vurdukları kaydedildi. Lübnan’daki diğer şehirler gibi ekonomisi turizm ve balıkçılığa dayanan Byblos’un da bu saldırıdan çok etkilendiği vurgulandı. Yazının devamını oku »
Karadavi: “Hizbullah’ı Desteklemek Farzdır”
Temmuz 29, 2006
İslam dünyasının önde gelen mücadeleci Ehl-i Sünnet âlimlerinden Yusuf el-Karadâvî Lübnan’daki direnişin İslam fıkhına göre cihad olup Filistin’le birlikte yeryüzündeki en onurlu direnişlerinden biri olduğunu vurguladı. Ayrıca Şia’nın da İslam ümmetinin bir parçası olduğunu belirten Karadâvî “Düşman İsrail’e karşı bu direnişe destek vermek her Müslümana farzdır” dedi.
Karadâvi açıklamasında direnişi eleştiren arap yöneticilerini ve devlet başkanlarını şiddetle kınadı. Yazının devamını oku »
Allah’a Ismarladık Kudüs
Temmuz 29, 2006
Sefer Turan/ Pınar Yayıncılık
“Kudüs bizim kalbimizdir. Filistin bir bedense, bu bedenin kalbi Kudüs’tür. Bu şu demektir. Bizler Filistin dışında yaşıyor olabiliriz. Tarihi şartlar bunu böyle zorlamış olabilir. Ama her birimiz bir kalp taşıyoruz. Yani Kudüs’ü. Ve o kalbi yerinden söküp alabilecek bir güç yoktur” Doğrusunu söylersek Filistinli kadın her Filistinli gibi konuşuyordu! Filistin meselesi nasıl çözümlenir sorusuna herkes gibi onun da yanıtı yok..
Yazının devamını oku »
Hizbullah’a Destek Çığ Gibi Büyüyor
Temmuz 29, 2006Siyonist İsrail güçlerinin Filistin ve Lübnan’da masum ve savunmasız müslümanlara yönelik sürdürdüğü insanlık dışı katliamlara dünya çapında farklı tepkiler gelmeye b
aşladı. Amerika’nın Seattle kentinde bir yahudi merkezine yapılan saldırıda bir yahudi öldürülürken 5 yahudi de yaralandı. Görgü tanıklarının bildirdiğine göre İsrail’in cinayet ve katliamlarından öfkeye kapılan Amerikan vatandaşı bir müslüman cuma günü öğleden sonra Seattle’deki bir yahudi kuruluşuna girerek içerdekileri kurşun yağmuruna tuttu. Silahlı saldırı sonucu bir yahudi kadın ölürken 5 yahudi de ağır yaralandı.
Yazının devamını oku »
Çocukların Öldürülmesi
Temmuz 29, 2006Kutsal Filistin topraklarının siyonizm kirinden temizlenmesi ve buraların gerçek İslami kimliğine kavuşturulması için İslami gayelerle ve İslam fıkhının koymuş olduğu ölçüler dairesinde yürütülen kutsal cihada tenkitler yöneltenler önce “siviller öldürülüyor” iddiasıyla yola çıktılar. Filistin topraklarına yerleştirilen siyonist yahudiler için “sivil” kavramının söz konusu olmadığı, o topraklarda işgale katılmanın aynı zamanda savaşa katılmak anlamına geleceği ve görüşleriyle bile düşmana yardımcı olan herkesin savaşta hedef alınmasına fıkhen cevaz olduğu gözler önüne serilince bu kez “çocuklar öldürülüyor” gerekçesinin arkasına sığınmaya başladılar. Bir dayanaklarının geçersizliğinin ortaya konmasından sonra kendilerine ikinci bir dayanak aramaları siyonist işgale karşı yürütülen haklı mücadeleyi haksız gösterme gayretkeşliğinden mi kaynaklanıyordu bilmiyoruz. Ama biz yine de bu yöndeki itirazlarına fıkıh kaynaklarından cevap vermeye çalışacağız.
Siviller Kimlerdir?
Temmuz 29, 2006Filistin’deki cihada yöneltilen tenkitlerin en önemli yanını da eylemlerde sivillerin öldürüldüğü iddiası teşkil etmektedir. Bu iddia karşısında aslında: “Siviller kimlerdir?” sorusunu değil de: “Savaşta kimler suçlu, kimler suçsuzdur. Kimlerin hedef alınması caiz kimlerin hedef alınması caiz değildir” sorusunu sormamız gerekir. Fakat sürekli “sivil” kavramı gündeme getirildiğinden bu soruyla başlamayı uygun gördük. Ancak bu soruya cevap vermeden önce, Filistin’de varlık mücadelesi sürdürenler üzerinde siyonist işgalcilerin zulüm ve baskılarını görmezden gelerek, İsrail’in teröre maruz kaldığını ileri sürenlere sormak istiyorum: Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında yahudi komutan Ariel Şaron’un gözetimi altında hıristiyan Falanjist militanlar tarafından öldürülen binlerce kadın ve çocuk, Hz. İbrahim camisinde secdeye vardıklarında öldürülenler, Mescidi Aksa‘da öldürülenler ve daha yüzlerce saldırıda vahşice katledilenler neydi? Üstelik bu insanlar vatanlarına sahip çıktıkları için, ötekiler ise haksız bir şekilde gerçekleştirdikleri işgal ve gasptan vazgeçmedikleri için öldürülüyorlar.
İntihar mı İstişhad mı?
Temmuz 29, 2006Bilindiği üzere cihad yaşanılan dönemin şartlarına ve gereklerine göre yapılır. Nitekim Resulullah (s.a.s.) bir hadisinde: “İyi bilin ki kuvvet atmaktır” diye buyurmuştur. (Bu hadisi Müslim, İmare 168′de; Ebu Davud, Cihad 23′te; Tirmizi, Enfal suresi tefsirinde; İbnu Mace, Cihad 19′da; Darimi, Cihad, 14′te; İbnu Hanbel, 4/157′de rivayet etmiştir.) İlim adamları bu hadisi, savaşı yaşanılan çağın gereklerine ve şartlarına göre yapmak gerektiği şeklinde yorumlamışlardır. Bu bütün cihadi ameller için geçerlidir. Bu itibarla savaşta yasaklar sınırının aşılmaması şartıyla yaşanılan çağın gereklerine göre yeni metotlar geliştirilmesi mümkündür. Dolayısıyla bir metot geliştirilirken dikkat edilmesi gereken onun yasaklar dairesine girip girmediğinin tespit edilmesidir. Eğer bir fiilin benzeri Resulullah (s.a.s.) döneminde yapılmış ve itiraz edilmemişse o fiilin yasaklar dairesine girdiği söylenemez. Ayrıca bilmek gerekir ki, burada önemli olan esasta benzerliktir. Yoksa şekilde farklılık esastaki benzerliğe dayanan kıyası geçersiz kılmaz.
filistin tarafından yazıldı
filistin tarafından yazıldı
filistin tarafından yazıldı 





